Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 13.08.2024 DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ Esas :2023/147, Karar :2024/8049 13.08.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 4 Hukuk Dairesi kararı. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup somut olayda uyuşmazlık eldeki davada görevli mahkemenin tespitine ilişkindir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali tazminat istemine ilişkindir.

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:23    Güncellendi: 21.02.2025 23:23
T.C.
YARGITAY
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2023/147
Karar: 2024/8049
Tarih: 15.06.2023
  • İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
  • GÖREVLİ MAHKEME
  • HALEFİYET
  • SİGORTA ŞİRKETİNİN RÜCUAN TAHSİL TALEBİ
  • KANUN YARARINA TEMYİZ
ÖZET
13.08.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 4 Hukuk Dairesi kararı. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup somut olayda uyuşmazlık eldeki davada görevli mahkemenin tespitine ilişkindir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflara ait taşınmazların aynı yapı içinde bulunduğu dikkate alınıp bu yapıda kat mülkiyetinin tesis edilip edilmediği yönünde tapu kayıtları getirilerek, yapılacak incelemenin sonucuna göre kat mülkiyetinin tesis edilmiş olması halinde somut uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemeleri görevli olacağından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmeden işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kesin olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete sigortalı dava dışı Saltur Tur. İnş. İhr. İth. İma. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait Kavaklıdere Mah. ..... Çankaya/ANKARA adresindeki iş yerinde 20.01.2021 tarihinde davalının taşınmazının giderinin tıkanması sonucu meydana gelen taşkın nedeniyle maddi hasar oluştuğunu, davacı şirketin, dava dışı sigortalıya olay neticesinde ortaya çıkan hasarı ödediğini, poliçe genel şartları gereğince davalı tarafa zararı ödemesi için bildirim gönderildiğini ancak yapılan ihtara rağmen davalının borcu ödemediğini, iş bu sebeple davalı aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7060 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, Saltur şirketinin taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, olaya bakıldığında binanın ortak gider borusu değil, şahsi kullanıma özgülenmiş bölümde bulunan giderin tıkanmasının sebep olduğunun görüldüğünü, bu durumda kiracının sorumluluğunun gündeme geldiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 52 inci maddesi gereğince kiracı Saltur Turizm İnşaat İhracat İthalat İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin zararın doğmasına, artmasına ve ağırlaşmasına neden olduğunu belirterek, haksız davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 4. İcra Dairesinin 2021/7060 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 1.493,87 TL asıl alacak, 43,47 TL işlemiş faiz ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, icra inkar tazminatının koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesinde her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğunun, aynı Kanunun Ek 1 inci maddesinde kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinde çözümleneceğinin düzenlendiği, davaya konu binada, kat mülkiyetinin tesis edilip edilmediği yönünde tapu kayıtları getirilip, kat mülkiyetinin tesis edilmiş olması halinde somut uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemelerinin görevli olup olmayacağı değerlendirilmeden işin esasına girilerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup somut olayda uyuşmazlık eldeki davada görevli mahkemenin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu.

3. Değerlendirme
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali tazminat istemine ilişkindir.

Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) "Halefiyet" başlığı altındaki 1472 nci maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19 uncu maddesinde her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu, aynı Kanunun Ek 1 inci maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemelerinde çözümleneceği düzenlenmiştir.

Şu halde mahkemece, taraflara ait taşınmazların aynı yapı içinde bulunduğu dikkate alınıp bu yapıda kat mülkiyetinin tesis edilip edilmediği yönünde tapu kayıtları getirilerek, yapılacak incelemenin sonucuna göre kat mülkiyetinin tesis edilmiş olması halinde somut uyuşmazlığın çözümünde sulh hukuk mahkemeleri görevli olacağından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmeden işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle kararın sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.