Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 06.06.2024 DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ Esas :2022/3728, Karar :2023/11204 30.05.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararı.

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:23    Güncellendi: 21.02.2025 23:23
T.C.
YARGITAY
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2022/3728
Karar: 2023/11204
Tarih: 23.10.2023
  • İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
  • KANUN YARARINA TEMYİZ
  • ZAMANAŞIMI DEFİSİ DEĞERLENDİRİLMEKSİZİN KARAR VERİLMESİ
ÖZET
30.05.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararı.

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23.12.2020
SAYISI : 2020/109 E„ 2020/776 K.
Taraflar arasında, mahkemede görülen itirazın iptali davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından yapılan inşaat sebebi ile inşaatın alt katında bulunan Mustafa Terlik’e ait işyerinde su sızması sonucu hasar meydana geldiğini, hasar tespiti ve miktarına dair eksper raporu alındığını, söz konusu rapor doğrultusunda yapılan ödemeye ilişkin olarak davalı borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun sebepsiz yere takibe itiraz ettiğini, meydana gelen maddi hasarlar nedeni ile hak sahibine ödeme yapıldığını ve icra takibinin dayanağının söz konusu ödemeler olduğunu belirterek icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya yönelik görevsizlik itirazında bulunduklarını, ortada tüketici işlemi bulunmadığından tüketici mahkemelerinin görevli olmadığını, söz konusu davaya ilişkin talebin iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından kaynaklı olarak dinlenemeyeceğini ve zamanaşımına uğradığını, zarar miktarlarının eksperlerin saptadığı boyutta olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı Mustafa Terlik'in işyerinde meydana gelen hasar sebebi ile ilgili gerekli tespitlerin eksper incelemesi ile yapıldığı dosya kapsamında incelenen evrak, belge ve raporlarda hasar tespiti yönünden aksi yönde, ya da daha az zarar meydana geldiği hususunu ispat eder nitelikte herhangi bir belgeye rastlanmadığı, Altın Kobi Paket Sigorta Poliçesinin HD1 Sigorta A.Ş. 5537 no’lu acente tarafından Mustafa Terlik ile aralarında 310.000,00 TL sigorta bedelli 11.05.2015 başlangıç tarihli 11.05.2016 bitiş tarihli 1 yıl süreli yapıldığı, 16.01.2016 tarihli ekspertiz raporunda su sirayeti sebebi ile emtianın ve dekorasyonun zarar görmüş olduğu, sirayet eden suların 24 adet takım elbise ve 1 adet pantolona zarar vermiş olduğu asma tavan ve vitrine yakın standın kabarıp lekelenerek zarar gördüğü, işyerinin sundurma tabelasında hasar olduğu, söz konusu hadisenin yakın nedeninin dahili su olduğu, 4.365,30 TL tazminat bedeli tespit edildiği ve hak sahibi Mustafa Terliksiz'e bu bedelin ödendiği, uzman bilirkişi raporu ile durumun tespitinin yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü'nün 2018/21594 sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si olan 873,06 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı temyiz dilekçesinde; davalının 11.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde yasal süresi içerisinde zamanaşımı defi bulunduğunu, mahkemece davalının zamanaşımı defi değerlendirilerek öncelikle bu hususta bir karar verilmesi gerekirken, davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin tahkikata geçilerek hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zamanaşımı defisi değerlendirilmeksizin karar verilmesinin kanun yararına temyiz konusu olup olmayacağı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Değerlendirme
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu eksik bir borç haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.
Borcun zamanaşımına uğramasıyla, borç (alacak) sona ermez, sadece alacaklının dava yoluyla alacağını elde etme olanağı, alacağın dava edilebilme niteliği ortadan kalkar. Zamanaşımına uğramış bir borç, ifa edilebilen, fakat dava edilemeyen eksik bir borçtur.
Zamanaşımı hukuki açıdan defi niteliğindedir. Borçlu borcunu ifadan kaçınmak istiyorsa, zamanaşımı definde bulunup, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava edilebilme niteliğini kaybettiğini ileri sürebilir. 6098 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinde açıkça belirtildiği üzere, zamanaşımı ileri sürülmezse, hâkim bunu kendiliğinden gözönüne alamaz.
Bir alacağın zamanaşımına uğraması yani alacağın dava edilebilme niteliğini kaybetmesi için, zamanaşımı süresinin geçmesi gerekir.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
6100 Sayılı HMK'nın 142(1) maddesi uyarınca hakim öninceleme duruşması tamamlandıktan sonra ve tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve defileri inceleyerek karara bağlamak zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece ileri sürülen zamanaşımı defi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Kanun yararına temyiz isteminin yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kanun yararına bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
V.KARAR
Açıklanan sebeple;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.