Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 06.06.2024 BEŞİNCİ HUKUK DAİRESİ Esas :2024/1265, Karar :2024/2691 01.06.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararı.

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:23    Güncellendi: 21.02.2025 23:23
T.C.
YARGITAY
BEŞİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2024/1265
Karar: 2024/2691
Tarih: 05.03.2024
  • KANUN YARARINA TEMYİZ
  • ORTAK GİDER ALACAĞININ TAHSİLİNE YÖNELİK BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNE YAPILAN İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
  • GÖREVSİZLİK KARARI
ÖZET
01.06.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararı.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/123 Esas, 2022/339 Karar

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığı

Taraflar arasında Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ortak gider alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında mahkemenin görevsizliğine, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Davalı tarafın hükmü istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.05.2021 tarihli ve 2021/1100 Esas, 2021/921 Karar sayılı ilamı ile davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 ve 346 maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar vermiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine Sulh Hukuk Mahkemesince yargılamaya devam olunmuş, Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/62 Esas, 2022/518 Karar sayılı ilamı ile dosyanın Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi yargılamaya devam ederek 05.07.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/339 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

İstinaf edilmeksizin kesinleşen İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Tatil Sitesi Yönetimince davalı hakkında, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 20 nci ve 22 nci maddeleri gereğince ödemesi gereken site aidatlarını ödemediği için Milas İcra Müdürlüğünün 2019/3753 Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını; ancak davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle icra takibinin ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, davalının itirazının iptaline ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Milas İcra Dairesinden müvekkili aleyhine açılan takibe; İcra Dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, davacıların yasal site yönetimi sıfatı ile taraf olma ve dava ehliyetinin olmadığını, ... Tatil Sitesindeki bağımsız bölümlerin üç parsel üzerinde kurulu olup üç parselin ayrı ayrı üç yönetim planı olduğunu, toplu yapı yönetim planının olmadığı ahvalde, birden fazla parsel üzerinde kurulu sitede doğacak ihtilaflara 634 sayılı Kanun'un uygulanamayacağını, yetkili İstanbul/Anadolu Adliyesi icra dairesinde açılmış geçerli bir takip bulunmadığı için geçersiz takibe dayanan itirazın iptali davasının reddine; davacıların taraf ve dava ehliyeti yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 114/1 (d) hükmü uyarınca davanın usulden reddine, yasal bir site yönetimi olmadığı halde, resmî makamları da yanıltarak site yönetimi algısı yaratmak suretiyle kat maliklerine karşı açtıkları icra takiplerinde kötü niyetli oldukları için talep edilen alacağın %20 sinden az olmamak üzere davacıların davalı müvekkile kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.



III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Kanun yararına temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece kesin olarak verilen görevsizlik kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmadığını, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiğini, sulh hukuk mahkemesince gönderme kararının hatalı olduğu değerlendirilip dosyanın bir karar verilmek üzere Milas Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi, şayet anılan mahkemece de görevsizlik kararı verilirse yargı yerinin belirlenmesine dair kararın beklenilmesi ve bu suretle mahkemenin görevli olduğunun tespiti halinde işin esasa kaydedilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken, dosyadan hükümle beraber el çekilmiş olmasına ve anılan hükmün hala geçerli olmasına rağmen dosyanın yeni bir esasa kaydedilerek karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi bu yapılırken davalının icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğinin ve icra müdürlüğü yetkisinin itirazın iptali davalarında dava şartlarından olarak öncelikle incelenmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmiş olması, davanın esası yönünden ise takip tarihinden sonra alınan kat malikleri kurulu kararına itibar edilerek genel hükümler yerine 634 sayılı Kanun kapsamında yapılan değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı bulunduğundan hükmü kanun yararına temyiz ettiklerini belirtmişlerdir.

C. Gerekçe

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ortak gider alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra başka mahkemece verilen görevsizlik yahut yargı yeri belirlenmesine ilişkin bir karar olmaksızın yargılamaya devam olunması, icra takibinde borçlu tarafından yapılan icra dairesinin yetkisine itiraz hususunun hiç değerlendirilmemesi ve dava tarihinden sonra yapılan kat malikleri kurulu toplantısının kabul kararına dayanak yapılması hususuna ilişkindir.

İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.



Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Değerlendirme

6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin gerekçesinde de karar verilirken yürürlükteki hukukun yanlış uygulanmasının her an için söz konusu olabileceği, kanun yararına temyizin, yanlışlık tespit edilip daha sonra benzer işlemlerden kaçınmak için kabul edilen bir sistem olduğu, Yargıtayın yaptığı incelemede uygulamanın yanlış olduğu sonucuna ulaşırsa kararı kanun yararına bozacağı ifade edilmiştir.

Temyiz yolu ise olağan kanun yollarından birisidir. Bozma sebepleri, 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde sayılmıştır. Bunlar; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikler bulunmasıdır. Temyiz yolunda, hüküm mahkemesinin kararı sadece hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu yapılır. Madde gerekçesinde bu husus "Temyiz incelemesini, istinaf incelemesinden ayıran temel özellik, temyiz incelemesinin usûl hukuku veya maddî hukuk yönünden incelemeyi gerektirmesi, maddî vakıaların denetimi ile delil değerlendirmesine girmemesidir. Maddede bu hukukî denetimin hangi sebeplerle yapılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bugüne kadar istinaf yolunun olmamasından dolayı zaman zaman Yargıtay maddî vakıalara ve delil değerlendirmesine de girmek zorunda kalabilmekteydi, istinafla birlikte artık bu ihtiyaç ortadan kalkmış ve Yargıtay tamamen bir hukukî denetim ve içtihat mercii olmuştur." şeklinde vurgulanmıştır.

Belirtilen bu yasal düzenlemeler ve 6100 sayılı Kanun döneminde temyiz yolu ile ilgili özellikler dikkate alındığında, kanun yararına temyiz ile temyiz yolu arasında bir ayrım yapılması gerekmektedir. Kanun yararına temyiz başvurusunda, başvuru konusu kararın sadece yürürlükteki hukuka aykırı olup olmadığı denetlenir. Bu denetim ise, temyiz incelemesinin aksine, kanun yararına temyizde görece sınırlı bir inceleme yapılmasını gerektirir. Kanun yararına temyize ilişkin madde gerekçesinde de belirtildiği gibi yürürlükteki hukukun yanlış uygulanması söz konusu olduğunda, kararın kanun yararına bozulması gerekir.



Somut olayda, Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra yargılamaya devam eden Sulh Hukuk Mahkemesi 17.03.2022 tarihli kararı ile davanın usul yahut esasına ilişkin herhangi bir karar vermeksizin dosyayı Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiş, Asliye Hukuk Mahkemesince yargılamaya devam olunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Milas Sulh Hukuk Mahkemesince yargılamayı usulden veya esastan sona erdirecek bir karar verilmeksizin dava dosyasının Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi ile Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesince önceki görevsizlik kararına ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesince verilen bir görevsizlik kararı yahut hangi mahkemenin uyuşmazlığı çözmede görevli olduğu hususuna ilişkin bir yargı yeri belirlenmesi kararı olmamasına rağmen yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul hukuku hükümlerine aykırı olup doğru görülmemiştir.

Kanun yararına bozma talebi bu yönüyle haklı olduğundan talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.