Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Danıştay 17.05.2024 ONUNCU DAİRE Esas :2019/12748, Karar :2023/6982 15.05.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Danıştay 10. Dairesi kararı.

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:23    Güncellendi: 21.02.2025 23:23
T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas: 2019/12748
Karar: 2023/6982
Tarih: 16.11.2023
  • SINIR DIŞI ETME KARARI
  • SINIR DIŞI ETME KARARININ İPTALİ İSTEMİ
  • KANUN YARARINA TEMYİZ
  • AVUKATLIK ÜCRETİ
ÖZET
15.05.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Danıştay 10. Dairesi kararı.

İSTEMİN ÖZETİ : Hatay 1. İdare Mahkemesinin 30/04/2019 tarih ve E;2019/19, K:2019/649 sayılı kararının vekâlet ücreti yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Suriye uyruklu davacının sınır dışı edilmesine ilişkin Hatay Valiliğinin 02/01/2019 tarih ve 164 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Kanun yararına temyiz edilen kararın özeti: Hatay 1. idare Mahkemesince, davacının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (d) bentlerini ihlal ettiğinden bahisle sınır dışı edilmesine İlişkin işlemin tesis edildiği; ancak davacının kronik rahatsızlıkları bulunduğunu belirtmesine rağmen, davalı idare tarafından davacının sağlık durumu nedeniyle seyahat etmesinin riskli olup olmayacağı hususunda herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından 6458 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı olarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 6458 sayılı Kanun'un 53 maddesinin 3. fıkrası gereğince kesin olarak karar verilmiş, vekâlet ücretine yönelik hüküm kurulmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Uğur Yasin Yola!
DÜŞÜNCESİ: Kanun yararına temyiz istemi kabul edilerek kararın vekâlet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: Abdülkadir Atalık
DÜŞÜNCESİ: Suriye vatandaşı olan davacının 6458 sayılı Kanunun 54/1 (b,d) maddesi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin Hatay Valiliğinin 02.01.2019 tarihli ve E.164 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada işlemin iptali yolunda verilen Hatay 1. İdare Mahkemesinin 30/04/2019gün ve E:2019/19, K:2019/649 sayılı kararının, vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davacı vekili tarafından, kanun yararına temyiz edilmesinin istenmesi üzerine konu incelendi. 
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinde, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden" kararların kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 inci maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların, davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak İşlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323/ğ maddesinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
Anılan düzenlemelere göre; yargılama sonucu taraflardan birine yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, haksız olarak dava açmak ya da hukuka aykırı bir işlem yapmak suretiyle karşı tarafın giderine katlanmasına neden olunmasıdır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164 üncü maddesinde de, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği hüküm altına alınarak avukatlık ücretinin davaya katkısı bulunan avukata ödenmesi öngörülmüş, anılan Kanunun 168 inci maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Olayda, avukat marifetiyle takip edilen davada; davacının avukatına dosyaya katkısından dolayı yukarıda sözü edilen yasa hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesinde yürürlükteki hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, Hatay 1. İdare Mahkemesinin 30/04/2019 gün ve E:2019/19, K:2019/649 sayılı kararının, vekalet ücreti yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEMEYE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacının sınır dışı edilmesine ilişkin Hatay Valiliğinin 02/01/2019 tarih ve 164 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesi davacıyı temsilen vekili tarafından sunulmuş, dosyanın bu suretle tekemmülü üzerine, Hatay 1. İdare Mahkemesinin 30/04/2019 tarih ve E:2019/19, K:2019/649 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verilmiş; ancak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davacı vekili tarafından, Danıştay Başsavcılığına sunulan 15/10/2019 tarihli dilekçe ile dava sonucunda Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği hâlde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kesin olarak verilen söz konusu kararın vekâlet ücreti yönünden kanun yararına bozulması talebinde bulunulmuştur.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan mahkeme kararının vekâlet ücreti yönünden yürürlükteki hukuka aykırı sonuç ifade ettiği belirtilerek kanun yararına bozulması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinde, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı, bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı, bozma kararının bir örneğinin ilgili bakanlığa gönderileceği ve Resmî Gazete'de yayımlanacağı hükümleri yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve İnzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde yer alan "mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." hükmü gereğince uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında, "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder." hükmü; "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesinin 3. fıkrasında, "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanun yararına temyiz isteminin özünü, yargılama sonucunda lehine karar verilen tarafın vekille temsil edilmesi hâlinde vekâlet ücretine hak kazanıp kazanmayacağının tespiti oluşturmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davada davacının vekil vasıtasıyla temsil edildiği, söz konusu vekil tarafından dava dilekçesinin süresinde verilerek davanın açıldığı ve yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, buna karşın İdare Mahkemesince davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği görülmektedir.
Buna göre, davacının, davayı avukatı aracılığıyla takip ettiği, avukat tarafından verilen dava dilekçesi ile yargılamaya katkıda bulunulduğu ve Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği açık olup yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, iptal ile sonuçlanan davada davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararında vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Hatay 1. İdare Mahkemesinin 30/04/2019 tarih ve E:2019/19, K:2019/649 sayılı kararının vekâlet ücreti yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 16/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.