Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 17.05.2024 YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ Esas :2024/212, Karar :2024/931 11.05.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı.

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:23    Güncellendi: 21.02.2025 23:23
T.C.
YARGITAY
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2024/212
Karar: 2024/931
Tarih: 19.02.2024
  • KANUN YARARINA TEMYİZ
  • ECRİMİSİL DAVASI
  • İYİNİYETLİ ZİLYET
  • HAKSIZ İŞGAL
  • HAKSIZ İŞGAL NEDENİYLE TAZMİNAT
ÖZET
11.05.2024 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı.

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22.06.2023
SAYISI : 2020/35 E., 2023/210 K.
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin alacak konusu taşınmazı aldığı tarihte davalı site yönetiminin taşınmazı site yönetim binası olarak kullandığını, noter aracılığıyla gönderilen ihtarnameye rağmen davalının taşınmazı boşaltmadığını, davalı site yönetimi ile müvekkili arasında 01.10.2013 tarihli protokol başlıklı sözleşme yapıldığını, davalı site yönetimimin protokolün 3 üncü maddesi uyarınca 01.10.2013 tarihinden itibaren taşınmazda kiracı konumunda olduğunu belirterek taşınmazın işgal edildiği 27 aylık dönem için fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı kalmak üzere 7.350,00 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri gereğince davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.08.2013 tarihli genel kurul toplantı tutanağından da anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmazın davalı tarafından haksız işgal edilmesinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2018/3547 Esas, 2019/5056 Karar sayılı ilamıyla; taraflar arasında akdedilen tarihsiz “Protokol" başlıklı belge ile davalı sitenin, davacı malik ve davadışı yapı kooperatifi aleyhine Didim 2, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/ 488 Esas sayılı dosyası ile açtığı davayı geri çekmeyi; davacı malikin, genel kurul tarihi itibarıyla belirtilen daire ile ilgili geriye dönük herhangi bir kira alacağı konusunda dava açmayacağı; davalı sitenin kullandığı 1 No.lu dairenin 1 Ekim 2013 tarihi itibarıyla kirasının 300,00 (Üçyüz) TL olacağı; davacı malikin, davalı site yönetimine 2014 Temmuz ayma kadar kiracı olarak kullanma hakkı verdiği kabul ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Protokolde anılan Didim 2, Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2012/488 Esas sayılı dava dosyasında 01.10.2013 tarihinde davanın esastan reddine karar verilmiş, karar temyiz edilmeden 12,12.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Buna göre; davalı site yönetiminin geri çekmeyi taahhüt ettiği dava dosyasından vazgeçmediği açıktır. Tarihsiz “Protokol" başlıklı belge içeriğinden de anlaşılacağı üzere taraflar karşılıklı taahhütlerde bulunmuş olup, tarafların henüz protokol şartlarını yerine getirmediği sabittir. Hal böyle olunca; Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak taraf delilleri dikkate alınarak sonucuna göre ecrimisile karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değil gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozmaya uyularak; davanın reddine, miktar itibarıyla kesin olmak üzere karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararma uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğduğunu, Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, usuli kazanılmış hak gereğince o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğduğunu, ne var ki Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmesine rağmen davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde ve Yargıtayca hatalı olduğuna karar verilen karardaki gerekçenin kelimesi kelimesine aynısı gerekçe ile davanın tekrar reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kanun yararına temyizen inceleme yapılarak, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 
2. Temyiz talebi Yargıtay tarafından yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Ecrimisil davaları, Türk Medeni Kanunu'nun 995 inci ve devamı maddeleri uyarınca açılan davalar olup kötü niyetli haksız işgalcinin malike ödemek zorunda olduğu tazminatı ifade eder.
4. Ecrimisil talebinin kabul edilebilmesi için davalının kullanımının kötü niyetli olması gerekir.
5. Ecrimisil diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı olarak birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarıyla haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
6. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanım sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanımdan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir.
3. Değerlendirme
Somut olayda; her ne kadar Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra bozma ilamında belirtilen eksik araştırma yönünde işlemler yapılmış ise de, bozma ilamında araştırma sonucuna göre ecrimisile de hükmedilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, bozma kararı lehine olan taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin bozma öncesi verilen ilk hükmün aynısının bozma öncesi gerekçeler ile tekrar edilmiş olması isabetli olmamıştır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.