Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 21.02.2025 BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ Esas :2023/6059, Karar :2024/11782 Suç tarihinde Denizli Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği katılan aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibine ilişkin borca ve imzaya itirazı, karar verme yetkisi bulunmayan icra müdürlüğüne yaparak, talebin reddine karar verilmesine ve takibin kesinleşmesine neden olduğu isnadı ile açılan kamu davasında, BAM kararı ile katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları yerinde görülerek Ağır Ceza

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:14    Güncellendi: 21.02.2025 23:14
T.C.
YARGITAY
BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas: 2023/6059
Karar: 2024/11782
Tarih: 10.12.2024
  • BAROYA KAYITLI AVUKAT OLAN SANIK
  • KATILAN ALEYHİNE KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLUYLA YAPILAN İCRA TAKİBİNE İLİŞKİN - BORCA VE İMZAYA İTİRAZI - KARAR VERME YETKİSİ BULUNMAYAN İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE YAPARAK - TALEBİN REDDİNE KARAR VERİLMESİNE - TAKİBİN KESİNLEŞMESİNE NEDEN OLDUĞU
  • İHMALİ DAVRANIŞLA GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
ÖZET
Suç tarihinde Denizli Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği katılan aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibine ilişkin borca ve imzaya itirazı, karar verme yetkisi bulunmayan icra müdürlüğüne yaparak, talebin reddine karar verilmesine ve takibin kesinleşmesine neden olduğu isnadı ile açılan kamu davasında, BAM kararı ile katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları yerinde görülerek Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce verilen kovuşturma izninin, merciine yapılması gereken borca ve imzaya itirazın karar verme yetkisi bulunmayan icra müdürlüğüne yapılarak, talebin reddine ve takibin kesinleşmesine sebebiyet verilmesine ilişkin olduğu, sanığın, katılan aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı itirazı, 2004 s. İİK'nun 169 ve 170. maddeleri gereği icra mahkemesine yapması gerekirken, icra dairesine yaparak takibin kesinleşmesine ve katılanın mağduriyetine neden olduğu, bu haliyle sanığın eyleminde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2042 Esas, 2022/1283 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/530 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/2042 Esas, 2022/1283 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, menfi tespit davası açmadığına, katılandan aldığı paraları ödemediğine, zararı karşılamadığına, cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde Denizli Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği katılan aleyhine başlatılan Denizli 5. İcra Müdürlüğünün 2018/4345 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibine ilişkin borca ve imzaya itirazı, karar verme yetkisi bulunmayan icra müdürlüğüne yaparak, 06.08.2018 tarihli talebin reddine karar verilmesine ve takibin kesinleşmesine neden olduğu isnadı ile açılan kamu davasında, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli, 2021/2042 Esas ve 2022/1283 sayılı Kararı ile katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları yerinde görülerek Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/530 sayılı mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce verilen kovuşturma izninin, merciine yapılması gereken borca ve imzaya itirazın karar verme yetkisi bulunmayan icra müdürlüğüne yapılarak, talebin reddine ve takibin kesinleşmesine sebebiyet verilmesine ilişkin olduğu, sanığın, katılan aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı itirazı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 169 ve 170. maddeleri gereği icra mahkemesine yapması gerekirken, icra dairesine yaparak takibin kesinleşmesine ve katılanın mağduriyetine neden olduğu, bu haliyle sanığın eyleminde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.2024 tarihinde karar verildi.