Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 21.02.2025 BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ Esas :2023/6089, Karar :2024/11766 Sanığın alacaklı vekili, katılanın ise borçlu durumunda olduğu İcra Müdürlüğünün takip dosyası içeriğine göre, katılan tarafından dosya borcuna ilişkin olarak sanığın şahsi banka hesabına haricen ve maaş haczi ile icra dosyasına olmak üzere, dosya borcunu aşan miktarda mükerrer ödeme yapılmasına neden olduğu iddia ve kabul edilerek sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın 29.09.2018 tarihli

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:14    Güncellendi: 21.02.2025 23:14
T.C.
YARGITAY
BEŞİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas: 2023/6089
Karar: 2024/11766
Tarih: 09.12.2024
  • AVUKAT SANIK
  • İCRA DOSYASINDA - ŞAHSİ HESABINA HARİCEN VE DOSYAYA DA MAAŞ HACİZ YOLUYLA - DOSYA BORCUNU AŞAN MİKTARDA MÜKERRER ÖDEME YAPILMASINA NEDEN OLMASI
  • TALEP ÜZERİNE İCRA DAİRESİNCE AYNI TARİHTE MAAŞ HACİZ MÜZEKKERESİ YAZILDIĞI - KATILAN TARAFINDAN DA ŞAHSİ HESABINA ÖDEME YAPILDIĞI
  • MAAŞ HACZİ SÜRECİ İLE HARİCEN ÖDEMELERİN ÇOK KISA BİR ZAMAN ARALIĞINDA GERÇEKLEŞTİĞİ
  • ŞİKAYETİ ÖĞRENDİKTEN HEMEN SONRA MÜKERRER ÖDEMEYİ FARK EDEREK KATILANA FAZLA ÖDEMEYİ İADE ETTİĞİ
  • GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNU İŞLEME KASTININ NE ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİĞİ AÇIKLANMADAN - AKSİ KANITLANAMAYAN SAVUNMASINA İTİBAR EDİLMEDEN HÜKÜM VERİLDİĞİ
  • İCRAİ DAVRANIŞLA GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA - BERAAT
ÖZET
Sanığın alacaklı vekili, katılanın ise borçlu durumunda olduğu İcra Müdürlüğünün takip dosyası içeriğine göre, katılan tarafından dosya borcuna ilişkin olarak sanığın şahsi banka hesabına haricen ve maaş haczi ile icra dosyasına olmak üzere, dosya borcunu aşan miktarda mükerrer ödeme yapılmasına neden olduğu iddia ve kabul edilerek sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın 29.09.2018 tarihli talebi üzerine icra dairesince aynı tarihte maaş haciz müzekkeresi yazıldığı, 01.10.2018 ve 05.10.2018 tarihlerinde sanığın şahsi hesabına katılan tarafından toplam 1.300TL ödeme yapıldığı, 23.10.2018 tarihinde ise 29.09.2018 tarihli maaş haczi müzekkeresine istinaden katılanın maaşından 931,09 TL mükerrer şekilde haczedildiği, maaş haczi süreci ile haricen ödemelerin çok kısa bir zaman aralığında gerçekleştiği ayrıca sanığın savunmasında da belirttiği üzere hakkındaki şikayeti öğrendikten hemen sonra mükerrer ödemeyi fark ederek katılana fazla ödemeyi iade ettiği bu haliyle sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işleme kastının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, aksi kanıtlanamayan savunmasına nazaran atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2136 E., 2022/2048 K.

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/377 Esas, 2021/333 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. madde ve fıkraları gereğince 150 tam gün karşılığı 4.500,00 Türk lirası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2021/2136 Esas, 2022/2048 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

İlk Derece Mahkemesinin dava konusu yargılamada yetkisiz olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle, sanığın beraat etmesi gerekirken cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanığın alacaklı vekili, katılanın ise borçlu durumunda olduğu İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2018/32540 sayılı takip dosyası içeriğine göre, katılan tarafından dosya borcuna ilişkin olarak 01.10.2018 ve 05.10.2018 tarihlerinde sanığın şahsi banka hesabına haricen, 23.10.2018 tarihinde ise maaş haczi ile icra dosyasına olmak üzere, dosya borcunu aşan miktarda mükerrer ödeme yapılmasına neden olduğu iddia ve kabul edilerek sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın 29.09.2018 tarihli talebi üzerine icra dairesince aynı tarihte maaş haciz müzekkeresi yazıldığı, 01.10.2018 ve 05.10.2018 tarihlerinde sanığın şahsi hesabına katılan tarafından toplam 1.300,00 Türk lirası ödeme yapıldığı, 23.10.2018 tarihinde ise 29.09.2018 tarihli maaş haczi müzekkeresine istinaden katılanın maaşından 931,09 Türk Lirasının mükerrer şekilde haczedildiği, maaş haczi süreci ile haricen ödemelerin çok kısa bir zaman aralığında gerçekleştiği ayrıca sanığın savunmasında da belirttiği üzere hakkındaki şikayeti öğrendikten hemen sonra mükerrer ödemeyi fark ederek katılana fazla ödemeyi iade ettiği bu haliyle sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işleme kastının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, aksi kanıtlanamayan savunmasına nazaran atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,



Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2021/2136 Esas, 2022/2048 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.2024 tarihinde karar verildi.