Esas | : 2023/14827 |
Karar | : 2024/49 |
Tarih | : 08.01.2024 |
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/775 E., 2023/1120 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. ... Mahkemesi
SAYISI : 2019/27 E., 2021/3 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 01.08.2015 tarihinde işe başladığını, çıkış tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, fesihten sonra kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, son aylık ücretinin 2.855,00 TL olduğunu, yemek, servis, ikramiye, prim alacağı ve diğer sosyal haklarının bulunduğunu, haftalık 45 saati aşan fazla çalışma ücretlerinin kendisine ödenmediğini, yıllık izin ücreti alacağı bulunduğunu, hafta tatili, ... ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.04.2015 tarihinde işe başladığını, 23.07.2018 tarihine kadar en son enjeksiyon üretim operatörü görevi ile çalıştığını, 2018 yılı Temmuz ayındaki saat ücretinin brüt 11,74 TL olduğunu, davacının ... Metal Sendikası ile yapılan toplu ... sözleşmesine tâbi olduğunu, toplu ... sözleşmesi kapsamındaki haklardan yararlandığını, davacının işverene verdiği kendi el yazısıyla kaleme aldığı 23.07.2018 tarihli istifa dilekçesi ile işten ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatları talep hakkının olmadığını, enjeksiyon üretim operatörü görevi ile 3 vardiya şeklinde ve haftada 6 gün çalıştığını, 1 gün hafta tatili yaptığını, haftada 45 saat çalıştığını, puantaj kaydı tutulduğunu, fazla çalışma ücretlerinin toplu ... sözleşmesi kapsamında %100 zamlı ödendiğini, puantaj kayıtlarına göre diğer çalışma karşılıklarının da toplu ... sözleşmesi hükümlerine göre %100 zamlı olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan istifa dilekçesindeki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu davacının doğruladığı, dava dilekçesinde irade fesadı iddiası bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davalı tanık beyanları, işten ayrılış bildirgesinde belirtilen (03 istifa) çıkış kodu ve davalı tarafından sunulan davacıya ait istifa dilekçesinin davalı savunmasını desteklediği, davacının ... sözleşmesi tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinden kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi gerektiği, ücret alacakları bakımından davacı vekilinin 27.11.2019 tarihli duruşmada davalarını geri aldıklarına ilişkin beyanda bulunduğu, davalı vekilinin de geri almaya itirazları olmadığına ilişkin beyanı uyarınca bu talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı vekili aynı tarihli duruşmada davaya yıllık izin ücreti talebi yönünden de devam etmek istediklerini beyan etmişse de; dava dilekçesi sonuç ve istem kısmında yıllık izin ücretine yönelik bir talebin olmadığı, taraf vekillerince imzalanan ön inceleme tutanağında uyuşmazlık konusunun kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatil, ... ... ve genel tatil ücretleri olarak belirlendiği, davanın kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden devamı mümkün ise de yıllık izin ücreti yönünden devamının hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Şirketten istifa etmediğini, ... bir gün devamsızlık yapmadığı işyerinden istifa etmesi için hiçbir sebep olmadığını, söz konusu istifanın baskı altında alındığını, davacının iradesinin fesada uğratıldığını, işveren vekilinin odasına çağırdığı müvekkiline bir başka çalışanın müvekkili hakkında eşi ile birlikte olduğuna dair dilekçe verdiğini, bu durumun işveren açısından iyi olmayacağını söyleyerek müvekkili davacıya istifayı yazıp imzalattığını, davalı lehine davanın konusuz kalması nedeni ile vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, geri alma nedeni ile davanın konusuz kalmasına değil davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bilirkişi tarafından yıllık izin ücretinin hesap edilmesi gerektiğini, 27.11.2020 tarihli duruşma zaptındaki beyanlarda yıllık izin ücreti açısından da davanın devamını istediklerini, yıllık izin ücreti talebi açısından açılmış bir davanın olmadığı yönündeki tespiti kabul etmediklerini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça dosyaya sunulan 23.07.2018 tarihli istifa dilekçesinde "çalıştığım fabrikanızdan ailevi özel sebeplerimden dolayı kendi isteğim ve rızamla herhangi bir hak talep etmeksizin bugün itibarı ile istifa ediyorum. İstifamın kabulünü arz ederim" ifadelerinin yer aldığı, dava dilekçesinde zorla istifa dilekçesi imzalatıldığının ileri sürülmediği, cevap dilekçesinin sunulmasından sonra istifa dilekçesinin baskıyla alındığının iddia edildiği, istifa dilekçesinin irade fesadı altında düzenlendiği davacı tarafından kanıtlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin yerinde olduğu, davada, davalı tarafın fazla çalışma, hafta tatili, ... ... ve genel tatil ücreti talepleri bakımından davacının taleplerini geri almasına yönelik açık rızası bulunduğundan 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 123 üncü maddesi dikkate alınarak bu talepler yönünden davanın açılmamış sayılması yerine, karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, davanın açılmamış sayılması kararı verildiğinde davalı lehine takdir edilecek vekâlet ücretinin dava dilekçesindeki talep miktarı ile sınırlı olarak 300,00 TL takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti takdirinin yerinde görülmediği davacının itirazlarının bu yönden haklı olduğu, dava dilekçesinin dava konusu talepler ve netice-i talep kısmında yıllık izin alacağı talebinde bulunulmadığı, davacı vekilinin de katıldığı uyuşmazlık konularının belirlendiği ön inceleme duruşmasında yıllık izin ücretinin uyuşmazlık konuları arasında yer almadığı, davacının buna yönelik istinaf talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ... ... ve genel tatil ücreti talepleri bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle benzer sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının istifa iradesinin mevcut olup olmadığı, yıllık izin alacağı bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili Hukuk
6100 ... Kanunu'nun 26 ve 123 üncü maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri.
4857 ... ... Kanunu'nun 17 nci maddesi ile aynı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan mülga 1475 ... ... Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.