Esas | : 2022/7412 |
Karar | : 2024/9009 |
Tarih | : 16.09.2024 |
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2581 Esas, 2021/1517 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön öncelemede;
Tebliğname başlığında temyiz edenler arasında katılan ... da gösterilmiş ise de bu katılanın temyiz talebinin bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı yerine hatalı olarak yazıldığı ancak tebliğname içeriğinde bu temyiz talebi yönünden görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/194 Esas, 2018/189 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hakkında hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 09.09.2021 tarihli ve 2019/2581 Esas, 2021/1517 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi, katılanların herhangi bir hak kaybına uğramaması nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun kişilerin mağduriyetine neden olma unsurunun oluşmadığına, disiplin cezasını gerektiren eylem nedeniyle mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanık avukatın yetkilendirildiği tarih ile azledilme tarihi arasında 4 aylık bir sürenin geçtiğine, yapılması istenen işin zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi bulunmaması, görevi kötüye kullanma suçunun "kişilerin mağduriyetine neden olma" unsurunun oluşmadığı gözetilerek, avukatın özen yükümlülüğünden bahisle ancak disiplin cezasını gerektiren eylem nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi ile mahkumiyeti gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğunun gerekçede tartışılmaması hususlarının hukuka aykırı olup usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün soruşturma izni ve kovuşturma izni kararları içeriğine göre, suç tarihinde Malatya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, müştekinin kardeşinin ırkçı bir saldırıya maruz kalıp Rusya ülkesinde öldürülmesi nedeniyle sivil şehitlik statüsünün verilmesi amacıyla gerekli hukuki işlemleri yapmak, gerektiğinde ilgili davaları açmak amacıyla 02.02.2017 tarihli vekaletname ile katılanın babası ...'ın vekilliğini üstlenip, vekalet ücreti ve masraflara mahsuben katılandan 600 TL aldığı halde azledildiği 05.06.2017 tarihine kadar gereğince tevessül etmediğinden bahisle hakkında görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlenmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında "...katılanın hakim arkadaşı olduğunu söyleyerek oyaladığı" da kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de soruşturma ve kovuşturma izinleri ile Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin son soruşturma kararında oyalama fiiline dair anlatım bulunmaması karşısında izin verilmeyen bu fiilin kabule esas alınamayacağı, izin verilen fiilin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi kapsamında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesinin (a) bendi uyarınca Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.2024 tarihinde karar verildi.