Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 20.02.2025 ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ Esas :2022/5822, Karar :2024/200 Dava, satışı yapılan taşınmazın satış işleminin yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Şirket kayıtlarında müvekkilinin şirket ortağı olduğu hususunun sarahaten anlaşıldığını, öte yandan ... Lojistik A.Ş.'ye davanın ihbar edildiğini, verdikleri beyanda müvekkilini ortak olarak nitelendirdiklerini, yine müvekkili adına yaptıkları arabuluculuk başvurusunda ... Şirketi'nin müvekkilinin ortaklığının tespitine itiraz etmediğini,

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:14    Güncellendi: 21.02.2025 23:14
T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2022/5822
Karar: 2024/200
Tarih: 11.01.2024
  • SATIŞI YAPILAN TAŞINMAZIN SATIŞ İŞLEMİNİN YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİ İSTEMİ
ÖZET
Dava, satışı yapılan taşınmazın satış işleminin yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Şirket kayıtlarında müvekkilinin şirket ortağı olduğu hususunun sarahaten anlaşıldığını, öte yandan ... Lojistik A.Ş.'ye davanın ihbar edildiğini, verdikleri beyanda müvekkilini ortak olarak nitelendirdiklerini, yine müvekkili adına yaptıkları arabuluculuk başvurusunda ... Şirketi'nin müvekkilinin ortaklığının tespitine itiraz etmediğini, Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen ortaklığı gösterir evrakta müvekkilinin ortak olduğunun açık olduğunu, sonraki genel kurullarda müvekkilinin oy kullanıp imza atmış olmasının da müvekkilinin şirket ortaklığını ortaya koyduğunu, kesin delil hükmündeki delillerde müvekkilinin ismi geçmesine rağmen hiçbir açıklama yapmaksızın İstinaf Mahkemesinin yalnızca iki kelime ile ortaklığı ispata yeterli olmadığı yönündeki tespitinin anlaşılır olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin şirket ortağı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişinin müvekkilinin pay sahibi olduğunu, ... itibariyle ... pay devrinin ancak alacağın temliki yoluyla mümkün olacağını, temlik beyanının yazılı geçerlilik şartına tabi olduğunu, bu şartlar gerçekleşmeksizin imzalanmamış bir genel kurul kararına göre müvekkilinin ortaklıktan ayrılmış olmayacağını belirtmek suretiyle ortaya koyduğunu, müvekkilinin hissesini kime devrettiğinin cevabını Mahkeme ve İstinaf Mahkemesinin veremediğini, zira bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmadığını, anonim şirketlerde sahipsiz pay olamayacağını belirterek İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/2740 Esas, 2022/1077 Karar

İHBAR OLUNAN : ... Lojistik Hizmetleri Gıda Üretim ve Ambalaj İnş.

Taah. Hayv. Pet. Ürün. Tic. San. ve Paz. A.Ş.

DAVA TARİHİ :

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/174 E., 2019/328 K.

Taraflar arasındaki satış işleminin yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Lojistik A.Ş.'nin ortaklarından olduğunu, söz konusu şirketin hakim ortağının ise ... ... olduğunu ve hakimiyetini kötüye kullanıp şirket malvarlığının tamamını herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın sattığını, bu nedenle söz konusu satış işleminin iptali gerektiğini, ... A.Ş.'nin malvarlığının mühim bir kısmının değil, tamamının ... ... tarafından temsil yetkisine dayanılarak satıldığını, bu satışın şirket tarafından kesilen 16389 sayılı fatura ile Foz İnşaat Gayrimenkul Ltd. Şti.'ne fatura edildiğini, söz konusu fatura içeriği olan su deposu, isale hattı ve su şişeleme tesisi satışları da yoklukla malül olduğunu, söz konusu satış bedelinin dahi şirket tarafından tahsil edilmediğini iddia ederek davanın kabulü ile Erzurum İli, Aziziye İlçesi, Eğerti Mah., H45-C15 Pafta, 152 ada, 4 parselde yer ... taşınmazın tapusunun iptali ile ... Lojistik Hizm. Tic. San. A.Ş. adına tesciline, 16389 numaralı fatura ile toptan satışı yapılan 240 ton su deposunun 2100 metre isale hattının, 1.377 metrekare şu şişeleme tesisi satışının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 05.06.2015 tarihinde usulüne uygun bir biçimde dava konusu taşınmazı iktisap ettiğini ve ödemesini gerçekleştirdiğini, karşı tarafın bu bağlamda tapuda satış işlemini gerçekleştiren adına böyle bir dava açmakta taraf ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın husumet bakımından usulden reddini istemiştir.



III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... A.Ş.'nin 06.03.2014 tarihli genel kurulunun 7 numaralı kararı ile ..., ... ... ve ... ...'ın kendilerine ait hisseleri devrederek şirketten ayrıldıkları ve bu hususun oy birliği ile kabul edildiği, alınan genel kurul kararının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 26.12.2014 tarih, 8274 sayılı esasının 960. sayfasında ilan edildiği, ... A.Ş. ile ilgili olarak bu tarihten sonra herhangi bir ilanın mevcut olmadığı, davacı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 ... maddesine dayandığı, ancak bu düzenlemenin limited şirketlere ilişkin bir düzenleme olduğu, 06.03.2014 tarihli bizzat imzaladığı genel kurul evrakında şirket ortaklığından ayrılan davacı ...'ın şirket ortaklığı devam etmediğinden dava açmakta herhangi bir hukuki menfaati olamayacağından açtığı davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, ... A.Ş.'nin ortağı olmakla aktif husumet ehliyetine sahip olduğunu, ... itibariyle ... pay devrinin ancak alacağın temliki yoluyla mümkün olacağını, temlik beyanının yazılı geçerlilik şartına tabi olduğunu, bu şartlar gerçekleşmeksizin imzalanmamış bir genel kurul kararına göre müvekkilin ortaklıktan ayrılmış olmayacağını, bilirkişi raporunda söz konusu ihtilafın her boyutuyla irdelendiğini, Mahkemenin gerekçelerinin yetersiz ve isabetsiz olduğunu, müvekkilinin herhangi bir temlik sözleşmesi imzalamadığını, buna mukabil diğer ortakların temlik sözleşmesi imzalamak suretiyle ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin şirket ortağı olduğunu, bizzat şirket tarafından da kabul edilmek suretiyle dosyaya bu yönde beyanda bulunulduğunu, ilama aykırı şekilde hüküm kurulmasının hukuken isabetsiz olduğunu, Mahkeme kararına esas teşkil eden 06.03.2014 tarihli genel kuruldan sonra müvekkilinin 03.09.2014 tarihli yönetim kurulunda ve takip eden her yönetim kurulu ile genel kurulda oy kullandığı fikrini ortaya koyduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'nin kayıtlarının incelenmesinde, davacının 06.03.2014 tarihli genel kurulda hissesini devrederek şirketten ayrıldığı, bu genel kurul kararının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 26.12.2014 tarih ve 8274 sayılı nüshasında yayınlandığı, yine genel kurul tarihi ile aynı tarihli genel kurul toplantı tutanağı başlıklı belgenin altında davacının imzasının bulunduğu, bu tutanağın Erzurum 1. Noterliği'nin 18.12.2014 tarih ve 9918 yevmiye numarası ile tastik edildiği, dolayısı ile davacının dava dışı satışı yapan anonim şirkette ortaklığının 06.03.2014 tarihinden sonra bulunmadığı, ayrıca limited şirketlere özgü düzenlemelerin anonim şirketler hakkında uygulanacağına ilişkin bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, taşınmaz satışının 2015 yılında yapıldığı gözetildiğinde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği makalelerin ve dosya kapsamına sunulan uzman görüşlerinin davacının şirket ortağı olduğunu kanıtlamaya yeter nitelikte bulunmadığı, resmi kayıtlara dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.



V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket kayıtlarında müvekkilinin şirket ortağı olduğu hususunun sarahaten anlaşıldığını, öte yandan ... Lojistik A.Ş.'ye davanın ihbar edildiğini, verdikleri beyanda müvekkilini ortak olarak nitelendirdiklerini, yine müvekkili adına yaptıkları arabuluculuk başvurusunda ... Şirketi'nin müvekkilinin ortaklığının tespitine itiraz etmediğini, Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen ortaklığı gösterir evrakta müvekkilinin ortak olduğunun açık olduğunu, sonraki genel kurullarda müvekkilinin oy kullanıp imza atmış olmasının da müvekkilinin şirket ortaklığını ortaya koyduğunu, kesin delil hükmündeki delillerde müvekkilinin ismi geçmesine rağmen hiçbir açıklama yapmaksızın İstinaf Mahkemesinin yalnızca iki kelime ile ortaklığı ispata yeterli olmadığı yönündeki tespitinin anlaşılır olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin şirket ortağı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişinin müvekkilinin pay sahibi olduğunu, ... itibariyle ... pay devrinin ancak alacağın temliki yoluyla mümkün olacağını, temlik beyanının yazılı geçerlilik şartına tabi olduğunu, bu şartlar gerçekleşmeksizin imzalanmamış bir genel kurul kararına göre müvekkilinin ortaklıktan ayrılmış olmayacağını belirtmek suretiyle ortaya koyduğunu, müvekkilinin hissesini kime devrettiğinin cevabını Mahkeme ve İstinaf Mahkemesinin veremediğini, zira bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmadığını, anonim şirketlerde sahipsiz pay olamayacağını belirterek İlk Derece ve İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, satışı yapılan taşınmazın satış işleminin yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

Değerlendirme

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.