Hukuk Destek Sitesi1
Düşünce ve ifade özgürlüğü, TC Anayasasının 26/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde düzenlenmiştir. Düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı, Anayasa ve sözleşmenin (AİHS) ortak koruma alanında yer almaktadır. Bu nedenle, bu hakkı ihlal eden eylem veya işlemler aleyhine bireysel başvuru yapılabilir.
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
ANAYASA MADDE 26. – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
AİHS m.10 İfade Özgürlüğü
Herkes görüşlerini açıklama ve ifade özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir.
ÖZET: Ankara’ ya içme suyu olarak verilen Kızılırmak suyunun, kanser vakalarına neden olacağına dair, başvurucu tarafından kaleme alınan ve üyesi olduğu Tıp Kurumu Deneğinin internet sitesinde yayınlanan yazı nedeniyle, Ankara Büyük Şehir Belediyesi Başkanı Melik GÖKÇEK tarafından “kendisine hakaret edildiği ve küçük düşürüldüğünü” ileri sürmek suretiyle başvurucuya karşı açılan tazminat davasında, başvurucunun tazminata mahkum edilmiş olması ifade özgürlüğü hakkının ihlali niteliğindedir. ( Ali Rıza ÜÇER kararı. B. No: 2013/8598)
ÖZET: Ulusal bir gazetede çıkan haberler nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürmek suretiyle başvurucu tarafından açılan tazminat davasının reddedilmiş olması, ifade özgürlüğü hakkının ihlalini oluşturmaz. Zira ifade özgürlüğü; sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız kabul edilen bilgi ve fikirler için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. ( İlhan CİHANER kararı. B.No:2013/5474)
ÖZET: Kamuoyunu yakında ilgilendiren bir haberde, bu haberi duyan gazetecinin bir savcı gibi haberin doğruluğunu kanıtlamakla yükümlü değildir. Kişilik haklarının zedelendiğini ileri süren kişinin genel mahkemelerde dava açma yoluna gidebilir. Başvurucuya, internet gazeteciliği üzerinde; borsada işlem gören şirket yöneticileri hakkında, çok sayıda suçtan dolayı davalar açılmış olduğu yönünde haberler yayınlamış olması nedeniyle hapis cezası verilmiş olması ve verilen hapis cezası ile ilgili olarak, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmış olması, Anayasanın 26 ve 28 maddelerinde düzenlenen düşünce ve kanaat özgürlüğü hakkının ihlali niteliğindedir. ( Orhan PALA kararı. B.No:2014/2983)
ÖZET: Tutuklu olarak bulunan şahıslar yönünden, tutulma henüz bir tedbir niteliğinde olması nedeniyle “mahkumun ıslahı” gerekçe olarak gösterilerek “Özgür Halk” isimli derginin başvurucuya verilmemesi ifade özgürlüğü hakkının ihlali niteliğindedir. (22/3/2018 tarihli, Ertan Yürek Kararı. B. No: 2015/18932)
Hukuk Destek Sitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurularla ulusal hukuk mevzuatında bir çok değişikliğin yapılmasına vesile olmuştur. ↩