Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme

Oluşturulma tarihi: 25.02.2025 09:25    Güncellendi: 25.02.2025 09:25

Üçüncü Kişi Yararına Sözleşme Nedir?

(Y7HD-K.2022/1271)

Üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me Türk Borç­lar Ka­nu­nu­nun 129’uncu mad­de­sin­de dü­zen­len­miş­tir. Bir söz­leş­me­de ifa­nın ta­raf­lar­ca üçün­cü ki­şi­ye ya­pıl­ma­sı­nın ka­rar­laş­tı­rıl­ma­sı­na, üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me de­nir. Bu­ra­da söz­leş­me­nin ala­cak­lı ve borç­lu ta­ra­fı, söz­leş­me­ye ta­raf ol­ma­yan üçün­cü kişi ya­ra­rı­na bir edim ka­rar­laş­tır­mak­ta­dır. Üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me­de söz­leş­me­nin ta­raf­la­rın­dan biri, borç­lu; di­ğer ta­ra­fa, ala­cak­lı­ya, üçün­cü kişi ya­ra­rı­na bir edim­de bu­lun­ma­yı üst­len­mek­te­dir.

Üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me, ek­sik üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me ve tam üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me ol­mak üze­re iki­ye ay­rı­lır.

Ek­sik üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me Türk Borç­lar Ka­nu­nu­nun 129/1’inci mad­de­sin­de dü­zen­len­miş­tir. Bu tür söz­leş­me­den yal­nız vaad et­ti­ren le­hi­ne bir ala­cak hak­kı do­ğar; bun­dan üçün­cü kişi ya­ra­rı­na doğ­ru­dan doğ­ru­ya bir ala­cak hak­kı doğ­maz. Bu söz­leş­me ile üçün­cü kişi sa­de­ce vaad eden ta­ra­fın­dan tek­lif edi­len ifa­yı ka­bul yet­ki­si­ne sa­hip olup, buna kar­şı­lık on­dan bor­cun ifa­sı­nı is­te­me hak­kı­na sa­hip de­ğil­dir. Ek­sik üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me­de bor­cun üçün­cü ki­şi­ye ifa­sı­nı ta­lep, vaad et­ti­re­ne ait­tir. Bu tür söz­leş­me­ler­den yal­nız vaad et­ti­ren le­hi­ne ala­cak hak­kı do­ğar. Ek­sik üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me­de üçün­cü kişi ger­çek an­lam­da ala­cak­lı de­ğil, sa­de­ce borç­la­nı­lan edi­min leh­da­rı, ya­pı­la­cak ifa­nın mu­ha­ta­bı­dır. Ala­cak ne­de­niy­le vaad ede­ne kar­şı dava açma hak­kı vaad et­ti­re­ne ait­tir. Vaad eden bor­cu ifa et­me­di­ği tak­dir­de vaad et­ti­ren bun­dan do­ğan za­ra­rın taz­mi­ni­ni biz­zat ta­lep ve dava ede­bi­lir. Buna kar­şı­lık bor­cun ifa edil­me­me­sin­den vaad et­ti­ren de­ğil de üçün­cü kişi bir za­ra­ra uğ­ra­mış­sa, vaad et­ti­ren vaad eden aley­hi­ne üçün­cü ki­şi­nin uğ­ra­dı­ğı za­ra­rı taz­min et­me­si için de dava aça­bi­lir.

Tam üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me Türk Borç­lar Ka­nu­nun 129/2’inci mad­de­sin­de dü­zen­len­miş­tir. Üçün­cü ki­şi­nin vaad edi­len edi­min ifa­sı­nı ta­lep yet­ki­si­nin; sa­hip ol­du­ğu söz­leş­me­ye tam üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me de­nir. Bu­ra­da üçün­cü kişi söz­leş­me­ye ta­raf ola­rak ka­tı­la­ma­mak­la bir­lik­te söz­leş­me­nin ku­rul­ma­sıy­la ala­ca­ğı doğ­ru­dan doğ­ru­ya ve as­len ka­zan­mak­ta, vaad eden­den bor­cun ifa­sı­nı tek ba­şı­na hem ta­lep hem de su­nu­lan ifa­yı ka­bul hak­kı­na sa­hip bu­lun­mak­ta­dır. Türk Borç­lar Ka­nu­nun 129/2’inci mad­de­sin­de ön­gö­rü­len hük­me göre, üçün­cü kişi veya ha­lef­le­ri, iki ta­ra­fın ama­cı­na veya örf ve ade­te uy­gun düş­tü­ğü tak­dir­de bor­cun ifa­sı­nı şah­sen, yani vaad et­ti­ren­den ba­ğım­sız ola­rak is­te­ye­bi­lir.

Tam üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me­de borç­lu, vaad eden­dir. Bu­ra­da borç, vaad et­ti­ren ile vaad eden ara­sın­da ya­pı­lan söz­leş­me­den doğ­mak­ta­dır. Bu ne­den­le borç­lu (vaad eden), bu söz­leş­me­ye da­ya­na­rak ifa­yı is­te­yen üçün­cü ki­şi­ye kar­şı ken­di­siy­le vaad et­ti­ren ara­sın­da­ki söz­leş­me iliş­ki­sin­den do­ğan her tür­lü iti­raz ve defi ile­ri sü­re­bi­lir. Aynı şe­kil­de vaad eden borç­lu, üçün­cü ki­şi­ye kar­şı ki­şi­sel ola­rak sa­hip bu­lun­du­ğu def’ile­ri de ile­ri sü­re­bi­lir.

Türk Borç­lar Ka­nu­nu­nun 129’uncu mad­de­sin­de üçün­cü kişi ya­ra­rı­na söz­leş­me­nin tabi ola­ca­ğı şe­kil dü­zen­len­miş de­ğil­dir. Bu­nun­la bir­lik­te, ta­raf­la­rın yap­mak is­te­dik­le­ri asıl söz­leş­me için ka­nun han­gi şek­li ön­gör­müş­se, bu­nun üçün­cü kişi ya­ra­rı­na yapı ima­sı ha­lin­de de aynı şek­le uy­mak ge­re­kir. (Prf. Dr. Eren, Fik­ret: Borç­lar Hu­ku­ku Ge­nel Hü­küm­ler, An­ka­ra, 2020, s. 1267 vd).

Öte yan­dan; eser söz­leş­me­le­ri dava ta­ri­hin­de yü­rür­lük­te bu­lu­nan ve za­man ba­kı­mın­dan uy­gu­lan­ma­sı ge­re­ken mül­ga 818 sa­yı­lı Borç­lar Ka­nu­nu­nun 355 ile 371’inci mad­de­le­ri ara­sın­da dü­zen­len­miş­tir. Ku­ral ola­rak eser söz­leş­me­si iliş­ki­si­nin ku­rul­ma­sı her­han­gi bir şe­kil şar­tı­na tabi ol­ma­yıp, ta­raf­la­rın “icap” ve “ka­bul” ira­de­le­ri­nin bir­leş­me­siy­le söz­leş­me iliş­ki­si ku­ru­lur. Şe­kil şar­tı, söz­leş­me­nin ge­çer­li­lik şar­tı ol­ma­yıp, is­pat kül­fe­ti­ne yö­ne­lik bir şart­tır. Ge­nel ku­ral böy­le ol­mak­la bir­lik­te bazı eser söz­leş­me­le­ri­nin bel­li şe­kil şar­tın­da ya­pıl­ma­sı ge­rek­mek­te­dir. Buna göre; mül­ki­yet nak­li bor­cu­nu içe­ren bir eser söz­leş­me­si ya­pıl­mış­sa bu­nun res­mi şe­kil­de ya­pıl­ma­sı zo­run­lu­dur. Res­mi şe­kil ise, tapu si­cil mü­dür­lü­ğün­de söz­leş­me­nin ya­pıl­ma­sı­dır. Yine eser söz­leş­me­le­ri­nin bir türü olan arsa payı kar­şı­lı­ğı in­şa­at söz­leş­me­le­ri, “gay­ri­men­kul sa­tış va­adi­ni” de kap­sa­dı­ğın­dan no­ter­den re’sen dü­zen­le­me şek­lin­de ya­pıl­ma­sı ge­re­kir (TBK 237, M.K.706, Tapu Ka­nu­nu 26, No­ter­lik Ka­nu­nu 60). Sa­yı­lan bu is­tis­nai du­rum­lar söz­leş­me­le­rin ge­çer­li­lik şar­tı olup, bu şe­kil şar­tı­na uy­gun ya­pıl­ma­yan söz­leş­me­ler ge­çer­li ol­ma­ya­ca­ğı gibi, ta­raf­lar ge­çer­siz bir söz­leş­me­nin ifa­sı­nı is­te­ye­mez, ge­çer­siz söz­leş­me­ye da­ya­nı­la­rak müs­pet za­rar­lar da is­te­ne­mez.

Hukuk Destek Sitesi