Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 19.02.2025 ALTINCI CEZA DAİRESİ Esas :2023/1321, Karar :2024/13413 Sanıkların, mağdurun kullandığı otomobil ile seyir halindeyken yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek biçiminde bir hareketlerinin bulunmadığı, kullandıkları araç ile mağdurun aracının önünde durmak suretiyle onun da durmasına neden oldukları ve bu bağlamda “yol kesmek” den söz edilemeyeceği gözetilmeden, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d mad. ile hüküm

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:14    Güncellendi: 21.02.2025 23:14
T.C.
YARGITAY
ALTINCI CEZA DAİRESİ

Esas: 2023/1321
Karar: 2024/13413
Tarih: 17.12.2024
  • MAĞDURUN KULLANDIĞI OTOMOBİLLE YOL ÜZERİNDE GEÇİŞİNİ ENGELLEYECEK ŞEKİLDE ÖNCEDEN ENGELLER KOYARAK VE TERTİBAT ALARAK YOLUNU KESMEDİKLERİ
  • KULLANDIKLARI ARAÇLA MAĞDURUN ARACININ ÖNÜNDE DURMAK SURETİYLE ONUN DA DURMASINA NEDEN OLDUKLARI
  • YOL KESMEK SURETİYLE NİTELİKLİ YAĞMA SUÇUNUN OLUŞMADIĞI
ÖZET
Sanıkların, mağdurun kullandığı otomobil ile seyir halindeyken yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek biçiminde bir hareketlerinin bulunmadığı, kullandıkları araç ile mağdurun aracının önünde durmak suretiyle onun da durmasına neden oldukları ve bu bağlamda “yol kesmek” den söz edilemeyeceği gözetilmeden, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d mad. ile hüküm kurulması, suçun birden fazla nitelikli halinin gerçekleşmiş olması ve aynı Kanun'un 61/1 mad. ölçütlerin ceza uygulamasında gözetilmiş olması dikkate alındığında bozma nedeni yapılmamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/787 E., 2022/1574 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama

Her ne kadar tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları yönünden görüş bildirilmiş ise de, sanık müdafinin sanık hakkında sadece nitelikli yağma suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları yönünden temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla, anılan suçlar inceleme dışı bırakılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıkların, mağdurun kullandığı otomobil ile seyir halindeyken yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek biçiminde bir hareketlerinin bulunmadığı, kullandıkları araç ile mağdurun aracının önünde durmak suretiyle onun da durmasına neden oldukları ve bu bağlamda “yol kesmek” den söz edilemeyeceği gözetilmeden, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)149 uncu maddesinin (d) bendi ile hüküm kurulması, suçun birden fazla nitelikli halinin gerçekleşmiş olması ve aynı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ölçütlerin ceza uygulamasında gözetilmiş olması dikkate alındığında bozma nedeni yapılmamıştır.



Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/787 Esas, 2022/1574 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.