Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 19.02.2025 ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ Esas :2024/2219, Karar :2024/4320 Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 5 inci maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her davanın açıldığı koşullara göre

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:14    Güncellendi: 21.02.2025 23:14
T.C.
YARGITAY
ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2024/2219
Karar: 2024/4320
Tarih: 16.12.2024
  • İCRA MEMURUNUN KUSURUNDAN KAYNAKLANAN ZARARIN TAZMİNİ İSTEMİ
  • İCRA MEMURUNUN SORUMLULUĞU
  • KARAR DÜZELTME
  • KARAR DÜZELTME TALEBİNİN REDDİ
ÖZET
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 5 inci maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her davanın açıldığı koşullara göre değerlendirileceğinin, İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının idare aleyhine açılabileceğinin ve bu davalara adliye Mahkemelerinde bakılacağının, ihalenin feshi kararının 31.12.2004 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığının, davacının dava dilekçesiyle faiz talebinde bulunduğunun, icra memuru eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğundan faiz başlangıç tarihinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2010/505 E., 2016/401 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından bozmaya uyularak yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve bir kısım ihbar olunanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece ihbar olunanların temyiz dilekçesinin reddine, Mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili ve davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... ile baba-oğul olduklarını, mülkiyeti müvekkiline ait olan dava konusu taşınmazda babası olan dava dışı ...'in ikamet etmekte olduğunu, dava dışı ...'in müvekkili aleyhine habersiz şekilde ilamsız takip düzenlediğini ve usulsüz yapılan tebligat ile takibi kesinleştiğini, daha sonra dava konusu taşınmazın satışının yapılarak yine babası tarafından icra dosyasından satın alındığını, ancak borcu bulunmadığını ve ayrıca tebligattan haberi olmadığını ileri sürerek 60.000,00 TL maddi tazminatın ihale tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.09.2013 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 89.817,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; ihale aşamasında yapılan tebligatın usulsüz olmadığını, ayrıca usulsüz olsa bile bunun icra müdürü tarafından gözetilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Davanın açıldığı Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2007 tarihli ve 2003/374 E., 2007/293 K. sayılı kararıyla; usulsüz yapılan ihalenin feshine ilişkin davanın kabulü sonucu davacının herhangi bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkeme kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.07.2008 tarihli ve 2007/13801 E., 2008/9032 K. sayılı ilamıyla; her ne kadar usulsüz yapıldığı iddia edilen ihale davacı tarafından açılan dava sonucu feshedilmiş ise de, henüz bu ihaleye göre işlem ve devir gören tapu kaydının düzeltilmediği, bunun sağlanması için yine davacı tarafından Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/862 E. sayısı ile açılan yolsuz tescilin düzeltilmesi davasının sonuçlanmış olduğuna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, davacı tarafın herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığının bu yolsuz tescil davasının sonucuna göre belirleneceği, bu nedenle ilgili davanın bekletici mesele yapılarak kesinleşmesinin sağlanması ile bu dava sonucunda oluşacak yeni duruma göre işin esası değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.



B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı aleyhine dava dışı ... tarafından takip yapıldığı, tebligatın takip alacaklısı ...'in üvey kızına yapılarak takibin kesinleştiği ve neticede davacıya ait evin ihalesinin yapılarak ...'e satıldığı, ancak ihalenin İcra Mahkemesi kararı ile feshedilerek kesinleştiği, ayrıca Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2007/190 E. sayılı dava dosyasında davacı lehine karar verildiği hususları nazara alınarak dosya üzerinde alınan bilirkişi raporuna göre davacının zararının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 89.817,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili ve bir kısım ihbar olunanlar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 13.12.2023 tarihli ve 2023/1806 E., 2023/3693 K. sayılı kararıyla; ihbar olunanların temyiz dilekçesinin reddine, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile her davanın açıldığı şart ve koşullarda değerlendirilmesi gerekeceği, davacının zararının taşınmazın haksız olarak yapılan ihalesinin kesinleştiği 22.03.2002 tarihi ile dava tarihleri arasında hesaplanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava tarihi ile davacı adına tescilin yapıldığı 20.12.2012 tarihleri arasında oluşan zarar hesaplanarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı yararına hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili; zararın tekliğinin söz konusu olduğunu, her davanın açıldığı şartlara göre değerlendirilmesinin mutlak olmadığını, kira kaybının müvekkili adına tescil yapılana kadar devam ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir.

Davalı vekili; Mahkemenin görevli olmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, tebligatı yapan memurun ve taşınmazı icra yolu ile devralan ...'in sorumlu tutulması gerektiğini, somut olayda icra memurunun kusurunun bulunmadığını, ayrıca davacının faiz talebi olmadığı halde faize hükmedilmiş olmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe



Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 5 inci maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Sorumluluk" başlıklı 5 inci maddesi.

Değerlendirme

Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her davanın açıldığı koşullara göre değerlendirileceğinin, İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının idare aleyhine açılabileceğinin ve bu davalara adliye Mahkemelerinde bakılacağının, ihalenin feshi kararının 31.12.2004 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığının, davacının dava dilekçesiyle faiz talebinde bulunduğunun, icra memuru eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğundan faiz başlangıç tarihinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.

VII.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,

Aşağıda yazılı para cezalarının karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine,

12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.