Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Bölge Adliye Mahkemesi 19.02.2025 ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ Esas :2021/919, Karar :2024/129 Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın ZMMS poliçesi kapsamında ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. Dosyaya

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:14    Güncellendi: 21.02.2025 23:14
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2021/919
Karar: 2024/129
Tarih: 19.01.2024
  • TRAFİK KAZASI
  • SİGORTALI ARAÇTA OLUŞAN GERÇEK ZARARIN TESPİT EDİLMESİ
  • KUSUR VE HASARIN TESPİTİ
ÖZET
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın ZMMS poliçesi kapsamında ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de olaya ilişkin belirlenen maddi olgular esas alınarak, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur ve hasar değerlendirilmesi yapılarak, olayın oluşumunda tarafların mevcut kusuru ile sigortalı araçta oluşan gerçek zararın tespit edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16.03.2021

NUMARASI : 2019/945 E. 2021/259 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 19.01.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 19.01.2024

İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2021 tarih 2019/945 E. 2021/945 E. 2021/259 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, 11.07.2019 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu ve kaza anındaki sürücüsü dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın davlı sigorta şirketi tarafından sigortalanan maliki ... olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde maddi hasara uğradığını, taraflarca düzenlenen maddi hasarlı tespit tutanağında anlaşılacağı üzere kazaya tam kusuru ile sebebiyet verenin ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, anılı araç için kaza tarihinde davalı yana ZMMS sigortalısı olduğunu, zarar için eksper incelemesi yaptırılıp davalı yana tazminat için başvurulduğunu, çok düşük bir hasar bedeli ile hasar dosyasının kapatılmaya çalışıldığını, gerçek zararın iskontosuz, orjinal parça bedeli ve kdv'li olması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin kaza nedeniyle gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, rizikonun teminat dışı kaldığı husunun ispat yükünün sigorta şirketinde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik müvekkilinin aracında oluşan hasar bedeline mahsuben 100,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili,kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde 36.000,00-TL limitle ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, değer kaybının uzman bilirkişi ile tespit edilebileceğini, aracın önceden başka kazaya karışıp karışmadığının tespitinin gerektiğini, dosyanın değer kaybı tespiti için bilirkişiye gönderilmesinin gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüte düşürülmediğini, aracın kaza tarihi itibariyle 282.848 km de olduğunu, talep edilen faizin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 28/12/2020 havale tarihli raporuna göre davalı sigorta şirketince sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, araç açısından pert total işlemi uygulanmasının uygun olacağını, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 37.500,00-TL olduğunu, aracın sovtaj değerinin ise 11.500,00-TL olduğunu, davacı tarafından talep edilebilecek tazminat bedelinin 26.000,00-TL olup, 19/02/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce yapılan 15.113,52-TL tutarındaki ödemenin mahsubu ile dava değerinin 10.886,48-TL'ye çıkartıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.



Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda yapılan hesaplamanın fahiş olup, eksper raporu ile arasında oldukça yüksek bir fark bulunduğunu, hasara ilişkin 15.111,52 TL ödeme yapıldığını, 3 yaş üzeri araçlar için değişimi yapılacak parçalara ilişkin B.2.1 maddesi uyarınca Hasar halinde, hasar gören parçanın, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân olmaması halinde orijinali ile değiştirileceğini, ZMMS Genel Şartlarının B.2. maddesinin gözardı edildiğini, başvuranın talebi hakısız ve kötü niyetli olup hem mükerrer ödemeye, hem de iskonto yapılan tutarın başvurana ödenmesi nedeniyle mükerrer ödemeye neden olacağını, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince dava konusu olayda başvuran tarafından davalı sigorta kuruluşuna onarıma ilişkin fatura sunulmamış, ayrıca onarım için KDV dahil tutar üzerinden ödeme yapıldığına ilişkin makbuz da ibraz edilmemesi nedeniyle devlete ödenmesi gereken KDV ortaya çıkmadığını, başvuran tarafından onarıma ilişkin fatura sunulması halinde KDV’nin davalı sigorta kuruluşu tarafından ödenmesi gerekeceğini, bu nedenle davacıya ait aracın kaza sonucu hasar bedelinin KDV hariç 5.965,93 TL olduğu ve bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiği, bakiye 4.827,09 TL’nin ise reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın ZMMS poliçesi kapsamında ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.



Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K. sayılı ilamı)

Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. Sayılı ilamı )

Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda; kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dava tarihinden önce davalı tarafça yapılan ödemenin mahsubu ile dava konusu araçta oluşan bakiye hasar bedelinin 10.886,48-TL olduğu, kazanın ZMMS poliçesi süresi içerisinde meydana geldiği ve zararın poliçe limitleri kapsamında kaldığı tespit edilmiştir.

Bu çerçevede, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de olaya ilişkin belirlenen maddi olgular esas alınarak, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur ve hasar değerlendirilmesi yapılarak, olayın oluşumunda tarafların mevcut kusuru ile sigortalı araçta oluşan gerçek zararın tespit edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 743,65 TL'den peşin alınan 59,30 TL + 126,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 557,74 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.01.2024