Esas | : 2021/890 |
Karar | : 2024/126 |
Tarih | : 19.01.2024 |
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22.01.2021
NUMARASI : 2018/428 Esas 2021/13 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 19.01.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.01.2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.01.2021 gün ve 2018/428 Esas 2021/13 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı ... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, 24/05/2017 tarihinde davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile müvekkili idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu,, müvekkilinin kaza nedeniyle 8 ay boyunca iş göremezlik raporu olan müvekkilinin Ege Üniversitesi Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun 27/02/2018 tarihli raporunda kalıcı olarak %12 engelli olduğu sonucuna varıldığını, ... plakalı aracın, kaza tarihihinde davalı sigorta şirketince ZMM Sigortası ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde kendisine ait klima tamir dükkanını çalıştıramadığını, meydana gelen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine poliçe limitleri dahilinde maddi tazminatın ödenmesi talepli ihtarname keşide edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili için 1.000-TL maddi, 50.000-TL manevi tazminatın reeskont (avans) faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalının %75, müvekkilinin ise %25 kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile malul durumda olup, Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurulunun 03/04/2019 tarihli raporu ile müvekkilinin sakatlık oranının %19 ve iyileşme süresinin 280 gün olduğunun belirlendiğini,09/08/2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda 131.138,06-TL maddi tazminat alacağının olması nedeni ile taleplerini geçici iş gücü kaybına karşılık 9.627,01-TL, sürekli/kalıcı iş göremezlik karşılığı 113.022,06-TL olarak toplam 122.649,07 TL ıslah ettiklerini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin maluliyeti nedeniyle; geçici iş gücü kaybına karşılık 500,00-TL, sürekli iş göremezliğine karşılık 18.116,00-TL olmak üzere toplamda 18.616,00-TL ek alacağın davalı ... bakımından kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından ise temerrüd tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... A.Ş vekili Karayolları Trafik Kanunu 97. Maddesi gereği zorunlu evraklar ile sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bulunduğunu, söz konusu davada, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun bulunmadığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 30.12.2016/2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 310.000-TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, zarar gördüğünü iddia edenin fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti ve bunun somut belgelerle ispatı olduğunu, poliçe tanzim ve kaza tarihinin, Genel Şartların yürürülüğe girmesinden sonra olup, hesaplamada TRH tablosunun baz alınması gerektiğini, 13.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 98.maddesi ve 6111 sayılı Kanun 59. maddesi ile 6111 Sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi ile trafik kazalarından kaynaklanan sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağının düzenlendiğini, bu bağlamda, sigorta şirketlerinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi’nin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle işbu teminattan ödenen tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğunun kalmadığını, bu bakımdan davacının geçici işgöremezlik tazminat taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığından reddi gerektiğini, geçici işgöremezliğe ilişkin tazminat talebinin teminat kapsamında olmadığını, zira; 01.06.2015 tarihli genel şartlar ile poliçe başlangıç tarihinin 01.06.2015 tarihinden itibaren meydana gelen kazalarla ilgili taleplerin bu esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda gerek kaza tarihinin 24/05/2017 ve poliçe başlangıç tarihinin 30/12/2016 olması dikkate alındığında 01.06.2015 tarihli Yeni Genel Şartlar sonrası düzenlenen bir poliçe ve meydana gelen bir kaza olduğunun açık olduğunu, bu nedenle geçici işgörmezliğin müvekkili şirketin teminat kapsamında bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçirildiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup, görev itirazında bulunduklarını, taraflar arasında devam etmekte olan İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/168 Esas sayılı dava dosyasındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, soruşturma evrakları arasında bulunan tespit tutanağında müvekkili her ne kadar asli kusurlu gösterilmiş olsa da tutanağın yargı denetiminden geçmediğini ve bu tutanağa itiraz edilemediğini, olayın şoku ile müvekkilinin kendini gereği gibi ifade edemediğini, memurlar tarafından müvekkiline soru da sorulmadığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, trafik kazası neticesinde dava dilekçesinde belirtilen %12 engelli durumunu kabul etmediklerini, ceza mahkemesi dava dosyasında yer alan 25/06/2018 tarihli raporda da davacının desteksiz mobilize olduğunun, yürürken aksama olmadığının da yer aldığını, davacı yanın olmayan durumları varmış gibi beyan ederek abartılı beyanlarda bulunduğunu, fahiş bir tazminat isteğini haklı kılmayacağını, müvekkilinin emekli olduğunu ve başkaca bir geliri bulunmadığını ve müvekkilinin 80 yaşında olduğunu, tek maaş ile geçinmeye çalıştığını, davacıya SGK dan bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/168 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazada ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'in yaralandığı, Ege Üniversitesi adli sağlık kurulunun 03.04.2019 gün 731 sayılı raporunda, davacının sakatlık oranı % 19 ve iyileşme süresi (280 ) gün olarak belirlendiği, davacının geçici iş göremez kaldığı dönemde toplam zararının 10,127,01 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının 131.138,06 TL hesap edildiği, geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan zararının toplamda 10,127,01 TL + 131,138,06 TL = 141.265,07 TL olduğu, davacının talep arttırım dilekçesi de nazara alınarak; mahkemenin asıl dosyası bakımından, davacı ... tarafından davalılar ... Şirketi ve ... haklarında ıslah dilekçesi ile açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 10.127,01 geçici, 113.522,01 TL kalıcı iş göremezlik gelirinden kaynaklanan toplam 123.649,07 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi yönünden müracaat tarihi 03/05/2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi 24/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı sigorta vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı ... vekili, mahkemece hükme esas alınan sürekli sakatlık raporu mevzuata uygun olmadığını, kaza tarihindeki geçerli yönetmelik 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğundan, işbu yönetmelik esas alınarak davacının özür oranının belirlenmesi gerektiğini, bu kapsamda mahkemece alınan sürekli sakatlık raporunu kabul etmediklerini, geçici işgöremezlik tazminatı bakımından, sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olup igili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğunun 2918 sayılı KTK'nun 98. maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, bu bakımdan davacının geçici işgöremezlik tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, somut olayda gerek kaza tarihinin 24.05.2017 ve poliçe başlangıç tarihinin 30.12.2016 olması dikkate alındığında 01.06.2015 tarihli Yeni Genel Şart değişikliği sonrası düzenlenen bir poliçe nedeniyle geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri talebinin SGK 'nın sorumluluğunda bulunduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkil şirketin de sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporuna karşı itirazlarımzı değerlendirilmeden dosya karara çıktığını, SGK kayıtları ile davacının ne kadar süre istirahatli olduğu belli olup, bu süre dikkate alınarak hesaplama yapılmalı iken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazı ile görev itirazında bulunduklarını, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Mahkemece kusur belirlemesindeki çelişkilerin giderilmediğini, kazanın oluşumunun trafik kaza tespit tutanağından farklı olduğunu, Mahkemeden kaza mahallinde keşif yapılmadığını, trafik kaza tespit tutanağına bağlı kalınarak müvekkilinin kusursuz oluşunun dikkate alınmadığını, kusur yönünden 27/02/2019 tarihinde Makine Mühendisi Trafik Uzmanından rapor alındığını, öncelikle çarpışma noktası ile ilgili bağlantı yolunun yeri ile ilgili şüphenin ve çelişkinin giderilmesi açısından dosyanın kusur yönünden Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi gerekirken, aynı bilirkişiden ek rapor alınmasının hatalı olduğunu, asli kusurlu olananın davacı olduğunu, kazanın olduğu yer dikkate alındığında müvekkilinin en sağ şeritten gittiği ve davacının da emniyet şeridinden hızla geldiğinin dinlenen tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, raporu hazırlayan bilirkişi makine mühendisi olup bu husustaki itirazlarının irdelenmediğini, ilk derece mahkemesince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, İstanbul ATK ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, Aktüerya bilirkişisinin raporundaki hesaplamaların fahiş olup aşamalardaki itirazlarının dikkate alınmadığını, dava dilekçesinde belirtilen %12 engelli kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça Mahkemeye sunulan abartılı beyanlar ile abartılı rakamlarla çok yüksek miktarda manevi tazminat istendiğini, sorumluluk izafe edilenin ekonomik gücünü yok edecek derecede fahiş olan tazminat isteğini kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkilim 80 yaşında olup, tek maaş ile geçinmeye çalıştığını, yasal sürelerin dolması beklenmeden ve talep ve itirazları hakkında menfi ya da müspet bir ara karar verilmeden yargılama yapılarak adil yargılanma ve savunma haklarının kısıtlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, 24/05/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle kazaya karışan karşı araç sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen şirkete yönelik maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davadaki kabulüne, birleşen davadaki maddi tazminat talebi ile davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633)
Açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumunun 03.04.2019 tarihli raporunda; olay tarihinde klima tamircisi olduğunu beyan eden davacının trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen meslekte kazanma gücü azalma oranı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre değerlendirildiğinde; olay tarihindeki yaşına göre %19, bugünkü yaşına göre de %19 olarak bulunduğu, 04.03.2018 tarihine kadar istirahatli olduğu görüldüğünden, tıbbi iyileşme süresinin 280 (iki yüz seksen) gün olduğu bildirilmiş ise de, yukarıda açıkça belirtildiği üzere kaza tarihi olan 24/05/2017 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca meslekte kazanma gücü azalma oranının tespiti gerekirken, hatalı olarak Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre bu oranın tespit edilmesinde isabet görülmemiş, bu şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor doğrultusunda verilen kararın HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
Davalı ... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.01.2021 tarih 2018/428 Esas 2021/13 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19.01.2024