Esas | : 2021/792 |
Karar | : 2024/105 |
Tarih | : 18.01.2024 |
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24.02.2021
NUMARASI : 2018/911 E. - 2021/162 K.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18.01.2024
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.02.2021 tarih 2018/911 E. - 2021/162 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalının uçak almak istediğini, davacının onarım gerektiren bir uçak bulduğunu, bakım için nakliye ve ihracat masrafları için 93.397,00-USD harcadığı, Türkiye'ye nakli için 30.000,00-USD gerektiğini, davalının 96.000,00-USD uçak alım bedeli ödediğini, nakliye bedeli ödenmediği için uçağının getirilemediğini, davalıya teminat olarak keşidecisinin ... Tic. Ltd. davacının kefil olduğu dava konusu 100.000-USD bedelli bonoyu verdiğini, davalının senedi takibe koyduğunu, davacının senetten dolayı borçlu olmadığını, dava tarihine kadar müvekkilinden tahsil edilmiş olan 6.337,50-TL'nin ise davacıya iade edilmesi gerektiğini, belirterek; davacının borçlu olmadığının tespit ile ödenen bedelin istirdadına % 20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, icra takibine karşı dava dışı keşideci ... Tic Ltd Şti tarafından bu dava tarihinden önce bir menfi tespit davası açıldığını, bu dosyanın derdest olduğunu, davacı tarafın istirdadını talep ettiği ödemelerin 2014 ve 2015 yıllarına ait ödemeler olduğunu, zamanaşımına uğradığını, uçak için öden bedel için 100.000 USD bedelli senet alındığını, davacının iddiaların gerçeği yansıtmadığını, belirterek; davanın reddine , % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının teminat senedi olarak verdiği iddia olunan bonoyu kefil (aval) olarak ve borçlu keşideci şirketi temsilen keşide ettiği, borçlu keşideci şirketin davalı aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının yapılan yargılama sonucu, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar ile red edildiği, asıl borçlu bono keşidecisi şirket yetkilisinin borcu kabul ve ödeme taahhüdünde bulunduğu, davacının İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1243 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu bononun keşideci borçlu şirketin davalı ile olan ticari ilişkisine ilişkin düzenlendiğini beyan ve kabul ettiği, takibe ve davaya konu bononun zorunlu şekil şartlarını taşıdığı, kayıtsız şartsız borç ikrarına haiz kambiyo senedi niteliğinde bulunduğu, davacının aval olarak borcu kabul ve ödeme taahhüdünde bulunan asıl borçlu şirket yanında bono bedelini ödemekle yükümlü olduğu, davacının İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dava dosyasına sunmuş olduğu beyan dilekçesinde ticari ilişkinin borçlu keşideci şirket adına yürütüldüğünü beyan ettiği, davacının bu beyanı ile davalı ile olan ticari ilişkinin reddedildiği, bu nedenle davacının şirket adına yürüttüğü faaliyetten dolayı zarar oluşmuş ise bu zararın ancak davalı ile ticari ilişkisi olduğu beyan ve kabul edilen dava dışı şirket tarafından istenebileceği, davacının zararının oluştuğuna ve ispatına dair belge de sunulmadığı, belirtilerek; davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, davalı tarafından davacıya gönderilen mailde garanti olarak ...'den alınan 100.000-USD 05.12.2011 tarihli senedin iade edileceğinin belirtildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, ortada geçerli bir kambiyo ilişki bulunmadığından davacının aval olarak kabul edilmeyeceğini, senedin bedelsiz kaldığını aval veren kişinin de bu davayı açabilceğini, uçağın satış bedeli olan rakam ...’nın daha önce ... adına yatırmış olduğu bedelden ... adına ... tarafından Uçak sahibi şirkete ödendiğini, uçağın nihai satış evrakı ile (...) ... adına düzenlendiğini, uçağın ABD sivil havacılığı nezdinde ...’ya satıldığını, uçağın bakımlarının devam ettiğini, bakım işlemi tamamlandıktan ve bakım merkezine bakım için geri kalan ödeme yapıldığında artık uçağın Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye'ye getirilmesi sürecine girileceğini, uçağın Türkiye ye getirilmesi sürecinin davalı tarafından tıkandığını, nakliye ve ihracat bedeli olarak da yaklaşık 30.000-USD daha gerektiğini,100.000-USD'ye bir uçağın satın alınması, Türkiye'deki sivil Havacılık şartlarına uygun hale getirilmesi, tamir ve bakımının yapılması, nakliye ve ihracaat masraflarının ödenmesinin mümkün olmadığını, davalı ödemede bulunmuşsa da bu tutar uçağın satın alınmasına sarfedildiğini, zorunlu işlemler için sarfına mecbur bulunan tutarın tamamını temin edemediği için uçağın Türkiye'ye getirilip davalıya teslim edilemediğini, kusurun davalıda olduğunu, davalı tarafından ödenen para karşılığında davalı adına uçak satın alınmış olup davaya konu senetin bedelsiz kaldığını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1243 E. 2016/551 K. sayılı dosyasının somut uyuşmazlıkla bir ilgisi bulunmadığını, bu dosyada davalı ile ... Ticaret Ltd. Şti davacının anılan senedi keşide etme yetkisinin bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin yetkisiz temsilci ile kurulduğu için sözleşmenin ve bu sözleşme kapsamında edinilen senedin geçerli olmadığı iddiası ile takipte borçlu olunmadığının ileri sürüldüğünü, bu davada ise senedin esasen teminat senedi olduğu, senedin bedelsiz olduğu, davalının sebepsiz zenginleştiği ve sözleşmesel ilişkide davalının kusuru olduğu iddiasına dayanıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, bonoya dayalı takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının takibe konu bonoda aval veren olmasına, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksanlıktan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olmasına, bonoda herhangi bir şekli noksanlık bulunmamasına, aval veren davacının asıl borçlunun ileri sürebileceği defilere dayanmasının mümkün olmamasına, kesinleşen dava dosyası kapsamında davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin borçlu keşideci şirket adına yürütüldüğünün beyan edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.