Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yargıtay 17.02.2025 YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ Esas :2024/4108, Karar :2024/5180 15.02.2025 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı.

Oluşturulma tarihi: 21.02.2025 23:23    Güncellendi: 21.02.2025 23:23
T.C.
YARGITAY
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2024/4108
Karar: 2024/5180
Tarih: 21.11.2024
  • MİRASÇILIK BELGESİNİN İPTALİ
  • MİRASÇILIK BELGESİ VERİLMESİ DAVASI
  • KANUN YARARINA TEMYİZ
  • RESEN ARAŞTIRMA PRENSİBİ
  • TÜM MİRASÇILARIN MİRAS PAYLARINI BELİRLEMEK
ÖZET
15.02.2025 tarihinde www.resmigazete.gov.tr'de yayınlanan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı.

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 
TARİHİ : 26.03.2019
SAYISI : 2014/856 E., 2019/323 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin İptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Adalet Bakanlığının 07.10.2024 gün ve 39152028-153.01-1131-2024-E, 1927/23854 sayılı talebi ile HMK’nın 363 üncü maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası muris Mehmet Çelebi'nin 16/01/1992 tarihinde öldüğünü, Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/168-133 E. K. sayılı dosyasında veraset ilamı tanzim edildiğini, davacı ile davalının murisin çocukları sıfatıyla mirasçı sıfatını aldıklarını, oysa ki tarafların anneleri Rayime Aldırmaz davalıya hamile iken davacının babası Mehmet Çelebi ile evlendiği halde davalı kızını evlilikten 2 yıl sonra doğmuş gibi nüfusa kaydettirdiğini, nesebin reddi davası açıldığını, bu davada davalı ve annesinin öz babanın muris Mehmet Çelebi olmadığını kabul ettiklerini, ancak davanın süre yönünden reddine karar verildiğini, bunun üzerine davalının nüfusta baba adının değiştirilmesi talepli açılan davanın ise derdest olduğunu, davalı, muris Mehmet Çelebi'nin öz çocuğu olmadığından Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/168 Esas, 1992/133 Karar sayılı veraset ilamının iptali ile yeniden veraset ilamı tanzimine dair karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; Aile Mahkemesinde aynı sonucu hedefleyen davada red kararı verildiğini, 
kesin hüküm oluştuğunu, nüfusta baba adının değiştirilmesine ilişkin diğer dava dosyasının ise bekletici mesele yapılması gerektiğini, Mehmet Çelebi'nin sağlığında kendisini evladı olarak kabul ederek nüfusa kaydettirdiğini, her yönüyle kızı olarak kabul ettiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuş; 22.01.2019 tarihli dilekçesinde ise muris Mehmet Çelebi’nin kendisinin biyolojik babası olmadığını, bunu daha önce de mahkemede ifade ettiğini, bu nedenle keşif kararından vazgeçilmesini istemiştir.
III.  MAHKEME KARARI
1.  Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/168 Esas 1992/133 Karar sayılı veraset ilamının iptali ile muris Mehmet Çelebi'nin mirasının 1 pay kabul edilerek davacı Üngül Çelebi'ye aidiyetine dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.  Mahkeme kararı, tarafların hükmü istinaf etmemesi üzerine 03.05.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
IV.  KANUN YARARINA TEMYİZ
A.  Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B.  Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı temyiz dilekçesinde; Mahkemece, davanın hangi gerekçe ile kabul edildiğine karar verildiği gerekçe kısmında açıklanmadan ve mevcut nüfus kayıt örneğine göre davalının mirasbırakanın çocuğu olduğu, soybağının reddine ilişkin davanın Bursa 1. Aile Mahkemesinin 17.07.2014 tarih ve Esas: 2014/259, Karar: 2014/715 sayılı karan ile reddedilerek kesinleştiği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, Dairemizin 04.03.2024 tarih ve Esas: 2022/7305, Karar: 2024/1309 sayılı ilâmının da benzer mahiyette olduğunu belirterek anılan kararının kanun yararına temyizen incelenmesini istemiştir.
C.  Gerekçe
1.  Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir.
2.  İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3.4721  sayılı Türk Medeni Kanununun 598 inci maddesinde, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesi'nce veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.
4.4721  sayılı Türk Medeni Kanununun 575 inci maddesi hükmüne göre, miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun’un 30.maddesi hükmüne göre de; nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.
5.Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir.
3. Değerlendirme
Somut olayda; davacı, muris Mehmet Çelebi’nin babası olduğunu, davalının ise murisin çocuğu olmadığı halde nüfusa bu şekilde tescil edilmesi nedeniyle dava konusu Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/168 Esas 1992/133 Karar sayılı veraset ilamında davalıya da alt soy olarak miras payı verildiğini, bu nedenle mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu belirterek iptali ile yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmiştir. Davalı taraf, davanın reddini savunmakla birlikte 22.01.2019 tarihli dilekçesinde muris Mehmet Çelebi’nin kendisinin biyolojik babası olmadığını kabul etmiş, bunun üzerine mahkemece fethi kabir işleminden vazgeçilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki hükmün doğru olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Bursa 1. Aile Mahkemesinin 17.07.2014 tarih ve 2014/259 Esas 2014/715 Karar sayılı hükmü ile davalı yönünden nesebin reddi istemine ilişkin dava reddedilmiş olduğundan ve halen mer’i nüfus kayıtlarına göre de davalı Müzeyyen, muris Mehmet Çelebi’nin alt soyu olarak bulunduğundan davalının kabul beyanına değer verilerek Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/168 Esas, 1992/133 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle kanun yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.