Esas | : 2024/1682 |
Karar | : 2024/2656 |
Tarih | : 30.09.2024 |
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/149 E., 2023/427 K.
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil; davalı firmadan Samsung marka kulaklığı 800,00 TL'ye satın aldığını, aradan 10 ay geçtikten sonra kulaklıktan ses gelmemeye başladığını, bunun üzerine Samsung firmasını aradığını ve servise yönlendirildiğini, servis tarafından kulaklığın yapılamayacağının söylendiğini ve kulaklığın imha edilerek kendisine iade edilmediğini, şu anda aynı kulaklığın 3.000,00 TL olduğunu, davalı firma tarafından kulaklığın internet adresindeki satış sitesinden 800,00 TL'lik alışveriş yapabileceğinin söylendiğini, bunun üzerine misli ile değişim talebiyle Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu, Hakem Heyetince başvurusunun reddedildiğini belirterek Tüketici Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın davaya konu Samsung AKG N700NC GRİ marka model kablosuz kulaklığı 26.11.2021 tarihli DSM2021000228001 fatura no'lu E-Arşiv fatura ile satın aldığını, davacı tarafından ürünün güncel bedelinin iadesi veya malın yenisi ile değiştirilmesi talebi ile Beykoz Kaymakamlığı İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına başvuruda bulunduğunu, davacının Hakem Heyetine yaptığı başvurudan 1 yıl önce ürünü satın aldığını, ürünün arızalanması akabinde 26.11.2022 tarihinde yetkili teknik servise başvurduğunu, dava konusu ürünün, kablosuz kulaklık olması sebebi ile yetkili teknik servis tarafından onarımının mümkün olmadığını, her ne kadar davacının taleplerinden biri olan malın yenisi ile değiştirilmesine yönelik talebinin ise dava konusu ürünün ve muadilinin müvekkili şirketin mevcut stoklarında bulunmaması sebebiyle değişim yapmanın mümkün olmadığını, bu nedenle davacıya shop.samsung.com.tr sitesinde geçerli olmak üzere fatura bedeli tutarında kupon kodu tanımlandığını, Hakem Heyetince başvurunun reddedildiğini, kararın hukuka uygun olduğunu, davacının ürünün güncel bedelini talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kulaklığın ayıplı olduğu, söz konusu ayıbın 2 yıl içerisinde ortaya çıktığı, kulaklığın garanti süresi içerisinde arızalandığı ve davalının ayıptan sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakları ile birlikte Borçlar Kanunu'ndan doğan tazminat hakkını da kullanabileceği, kulaklığın davalının stoklarında olmadığı ve yenisi ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı, davacının kulaklığın güncel değerini talep etme hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Beykoz İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 06.02.2023 tarihli ve 055520230000272 sayılı kararının iptaline, 3.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, "kulaklığın davalının stoklarında olmadığı ve yenisi ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının kulaklığın güncel değerini talep etme hakkı olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tüketici seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullandığından malın mislinin bulunmaması hâlinde ortaya çıkabilecek sorunun kararın infazı aşamasında 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin uygulanması ile çözülebileceği değerlendirilmeden karar verilmesinin ve kabule göre de dava konusu kulaklığın güncel değeri olarak takdir edilen bedele ilişkin herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan ve kulaklıkta, tüketici kullanımına bağlı olarak meydana gelen bir değer kaybının olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu kablosuz kulaklığın ayıplı olması nedeniyle Tüketici Hakem Heyetine yapılan başvurunun reddine ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup, temyiz aşamasında ise uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin dikkate alınıp alınmayacağı ve yine bilirkişi incelemesi yaptırılmadan güncel değere hükmedilmesinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) "Ayıplı mal" başlıklı 8 inci maddesi.
4. 6502 sayılı Kanun'un "Tüketicinin seçimlik hakları" başlıklı 11 inci maddesi.
5. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Taşınır teslimi" başlıklı 24 üncü maddesi.
6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266 ve devamı maddeleri.
7. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.11.2009 tarihli ve 2009/10923 E., 2009/13330 K. sayılı ve 20.01.2016 tarihli 2014/46966 E., 2016/1019 K. sayılı ilamları ile Dairemizin 23.01.2024 tarihli ve 2023/1559 E., 2024/353 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
A. Adalet Bakanlığının davacının misli ile değişim talebinin "kulaklığın davalının stoklarında olmadığı ve yenisi ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının kulaklığın güncel değerini talep etme hakkı olduğu" gerekçesiyle değiştirilip değiştirilemeyeceğine ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
1. Yukarıda yer verilen 6502 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde tüketiciye tanınan seçimlik haklar yenilik doğurucu hak niteliğindedir. Yenilik doğuran haklar; hak sahibinin hakkı tek taraflı hukuki işlem ile kullanması sonucunda mevcut bir hukuki ilişkiden farklı olarak yeni bir hukuki ilişki kuran veya mevcut hukuki ilişkiyi değiştiren ya da bu hukuki ilişkiyi ortadan kaldıran haklardır ve bu haklar dava yolu ile ya da tek taraflı hukuki işlem ile kullanılırlar, hak sahibinin tek taraflı irade açıklaması hukuki sonuç doğurmak için yeterlidir. Hak, kullanılmakla sonuç meydana geldikten sonra hak sahibi hukuki işlemden geri dönemez. Ayrıca bu haklar kullanılmakla da tükenirler.
2. Bu açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde; davacı tüketicinin Tüketici Hakem Heyetine başvurusu sırasında fatura bedeli üzerinden kendisine tanımlanan kuponu kabul etmeyerek ayıpsız misli ile değişimi talep ettiği ve seçimlik hakkını bu şekilde kullanmakla tükettiği anlaşılmaktadır.
3. Hal böyle olunca Mahkemece; davacının seçimlik hakkından misli ile değişim talebi değerlendirilerek sonucunda göre karar verilmesi gerekirken 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 24 üncü maddesinde yer alan hüküm gözetilmeksizin bir kez kullanılmakla sona eren seçimlik hakkının muadilinin olmaması nedeniyle güncel değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
4. O halde, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekmiştir.
B. Kabule göre de, Adalet Bakanlığının bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesine ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
1. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim taraflarca delil olarak dayanılmasa bile bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
2. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. 6100 sayılı Kanun'un 278-279 maddelerine göre bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
3. Dava dosyasının incelenmesinde; Mahkemece konusu özel ve teknik bilgi gerektiren dava konusu yapılan mal üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan 3.000,00 TL'ye hükmettiği anlaşılmaktadır.
4. Hal böyle olunca Mahkemece; konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak üzere somut olaya özgü dava konusu malın güncel değeri denetime elverişli şekilde belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
5. O halde, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz itirazının kabulü gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz istemlerinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.