Esas | : 2024/934 |
Karar | : 2024/2652 |
Tarih | : 30.09.2024 |
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/104 E., 2022/436 K.
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz davasında davanın kabulüne, Zeytinburnu Kaymakamlığı İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 23.02.2022 tarihli ve 061020220000463 sayılı kararının kaldırılmasına, 4.393,69 TL'nin 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2006 yılının Aralık ayında Toyota CHR model, ... plakalı aracı satın aldığını, 04.10.2019 tarihinde aracın garanti periyotunu bedelini ödeyerek 04.12.2021 tarihine kadar uzattığını, 2021 yılı Kasım ayında aracın motorunda oluşan mekanik arızanın tamir edilmesi için başvurduğunu, servis tarafından yapılan incelemelerde bakım sürelerinin (1000-1500 km) geçmiş olduğunun, bu nedenle arızanın garanti kapsamında giderilemeyeceğinin, ancak ücreti mukabilinde onarılabileceğinin sözlü olarak müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin motor iç parçasının tamir bedeli olan 4.393,96 TL'yi ihtirazi kayıtla ödediğini, bunun üzerine Zeytinburnu İlçe Tüketici Hakem Heyetine 19.12.2021 tarihinde başvurduğunu, talebinin reddedildiğini belirterek Zeytinburnu İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 23.02.2022 tarihli ve 061020220000463 no.lu kararının iptalini, haksız tahsil edilen servis onarım bedeli olan 4.393,69 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini, bu talepleri kabul görmediği takdirde ise garanti süresinin uzatılması için alınan para haksız konuma geleceğinden terditli olarak, garanti süresinin uzatılması için alınan 965,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Toyota marka araçlarda 10.000 km'de bir olmak üzere bakım yapılması gerektiğini, bu araçlara ilişkin garantinin de sürdürülebilirliği için aracın süresinde bakımlara getirilmiş olması gerektiğini, aracın hiçbir zaman süresinde bakıma getirilmediğini, dolayısıyla aracın garanti kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının bedel iadesi taleplerinin de hukuken kabul edilemeyeceğini, uzatılmış garantinin geçerli olabilmesi için aracın tüm periyodik bakımlarının zamanında ve eksiksiz yapılması gerektiğini, davacı tarafından periyodik bakımlar süresinde yaptırılmadığından aracın garanti kapsamında onarımının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu aracın yetkili servis bakımlarının rötarlı olsa da takip edildiği, ayrıca teknik olarak periyodik bakımlarda değişimi ve kontrolü yapılan parçaların, temel görevi ateşlemeyi sağlamak olan ve içerisinde bulunan sargılardan müteşekkil ateşleme bobininin çalışmasını/ömrünü etkilemesi olası olmadığı, kullanıcı hatası bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa neden olan periyodik bakım süresini geciktirmenin açıklanan sebeplerle ateşleme bobininde bir arızaya yol açması beklenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Zeytinburnu Kaymakamlığı İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 23.02.2022 tarihli ve 061020220000463 sayılı kararının kaldırılmasına, 4.393,69 TL'nin 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli ek kararıyla; davacı vekilinin talebinde açık maddi hata veya icrada tereddüt uyandıracak durum veya birbirine aykırı fıkra halinin bulunmadığı, hüküm fıkrasının 3 no.lu bendi gereği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12 nci madde uyarınca davacı vekili lehine vekalet ücretinin hüküm altına alındığı, Mahkeme kararında karar verilmeyen bir husus bulunmadığı, hukuki nitelemenin farklı değerlendirilmesi halinde ise hüküm fıkrasının taraflara yüklenen borçları genişletilmesine sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığınca; Mahkemece davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve 4.393,69 TL'nin davalıdan alınarak davacı tüketiciye iadesine dair verilen kararda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri dikkate alınarak davacı lehine 4.393,69 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aracın onarım bedelinin tahsili amacıyla yapılan Tüketici Hakem Heyetine başvurunun reddine dair kararın iptali istemine ilişkin olup temyiz aşamasında ise uyuşmazlık davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Karar tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tüketici Mahkemeleri ve Tüketici Hakem Heyetlerinde ücret" başlıklı 12 nci maddesi; "(1) Tüketici Hakem Heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre vekâlet ücretine hükmedilir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Ancak, mevcut olduğu halde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin Tüketici Mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali halinde tüketici aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez.
(4) Tüketici Hakem Heyetlerinde avukat aracılığı ile takip edilen işlerde, avukat ile müvekkili arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda bu Tarife'nin birinci kısım ikinci bölümünün Tüketici Hakem Heyetlerine ilişkin kuralı uygulanır."
Aynı Tarife'nin Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13 üncü maddesi; "(1) Bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarife'nin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur."
Değerlendirme
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı tüketicinin Tüketici Hakem Heyetinde aleyhine verilen kararın iptalini talep ettiği, davanın kabul edildiği ve davacı tüketici lehine 4.393,69 TL onarım bedeline hükmedildiği, ancak davacı tüketici vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesine göre kabul edilen miktarı geçmemek kaydıyla nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece, davacı vekili lehine 4.393,69 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.